ituSozlukten caldim girisi :):)

‘a’ = ‘a’ çünkü ‘a’ = ‘a’; ya da ‘a’ = ‘a’ bundan dolayı ‘a’ = ‘a’dır.
zen bu muhakeme yolunu kabul eder ancak zen’in bir de genel olarak kabul edilmeyen, kendine has muhakeme yolu vardır:
‘a’ = ‘a’ çünkü ‘a’ ≠ ‘a’; ya da ‘a’ ≠ ‘a’; bundan dolayı, ‘a’ = ‘a ‘

(bu ne len)
..................
hehh bak;

Zen felsefesinin temel anlayışlarından biri de şudur :
“ Ne yapıyorsan ona odaklan ve sadece onu yap; yemek yiyorsan sadece yemek ye, sohbet ediyorsan da sadece sohbet et.
O zaman hem yediğin yemeği farkındalıkla yemiş olmaktan dolayı büyük bir zevk alırsın; hem de ettiğin sohbetten büyük bir verim alırsın...
” Bilinç seviyesi olarak herşeye aynı anda odaklanmamız mümkün olmadığı için, öncelikle tek bir şeye odaklanmayla konsantrasyon egzersizlerine başlayabiliriz.
Bu zihin ve bilinç durumunu daha sonra çevremizdeki herşeye odaklanma ve farkındalığı yükseltme seviyesine çıkarabiliriz.
Bu çeşit bir konsantrasyonla sevdiğinize ayırdığınız zamanları düşünün, ya da yapmak zorunda olduğunuz bir iş projesine !
Bütün dikkatinizi verdiğinizde, hem kendi kişisel kapasitenizin en üst noktalarında çalışmış olursunuz, hem de yaşadığınız her anın farkında olursunuz.
..................
Konsantrasyon egzersizleri için, öncelikle her gün bir fiziksel nesne seçelim.
Ve bu nesneyi dikkatle inceleyelim.
Rengi, kokusu, tadı, şekli, bakalım ve zihnimize kaydedelim. Sonra gözlerimizi kapatarak hayalimizde bu nesneyi canlandıralım ve nesneyle birinci derecede ilişkili şeyleri düşünelim.
Nesnenin tadı, konusu, soğukluğu veya sıcaklığı, yapıldığı yer, yapan kişi gibi.
Ama zihnimiz atlamalardan hoşlanır ve konuda kalmak istemez. Örneğin nesneyi yapan kişi, nesneyle direkt olarak birinci dereceden ilişkili bir konudur.
Ama bu konudan, bu gibi nesneleri yapan seramikçi bir arkadaşımız aklımıza gelir ve konudan koparsak, yapmamız gereken şey gittiğimiz yoldan geri dönmektir. Yani arkadaşımıza nereden geldik, nesneyi yapan kişiden, nesneyi yapan kişiden nereye geldik, nesnenin özelliklerinden. Yolu atlamadan izleyerek nesneye geri gelmeli ve yine birinci derece ilişkili şeyleri düşünmeye başlamalıyız. Bunu on dakika kadar yapabilirsek; o nesnede daha önce farkına varmadığımız yüzlerce şeyin farkına vardığımızı görürüz.
Zihinsel atlamalar ise başlarda çok olur; fakat egzersizler devam ettirildikçe azalmaya başlar. Bu şlekilde konsantrasyon yeteneklerimiz gelişir. Nesneye yeterince konsantre olduğumuz zamanlarda ise, dışarıdan tüm uyarılara kapalı oluruz; sesleri duymayız. Bunu yapmak da son derece zordur ama bu konuya takılmamalıyız; çünkü bir gün sesler kendiliğinden kesilecektir. Zihin tek bir noktada sabit durmaktan hoşlanmaz; hep atlamalar yapmak ister; adeta dizginlenemeyen vahşi bir at gibi davranır.
Başlangıçta egzersiz için fiziksel nesneleri seçmek daha kolaydır. İlerledikçe ise olaylar, kişiler ve projeleri seçebiliriz. Bu şekilde zamanlar etrafımızdaki herşeye aynı anda konsantre olmayı başarabiliriz.
Böylelikle zamanla kendi kendimizin efendisi olabilir ve kendi becerilerimizi, davranışlarımızı ve tepkilerimizi kendimiz yönetebiliriz.
..................

0 yorum :

Yorum Gönder