:))))))
eveeeeeettttt bravo banaaaaaaa :) ve sonunda LoLLa MiM' i ogrendi pRncfRn' in ustun durtme yetisi sayesinde :))))))
Hiii pardon EDIT:
şu testi tatbik eyledim kendime, sonuclar soyle buyurdu pRncfRn ' m :))

buyrun

Kurtarıcı
Sizin doğal mesleğiniz kurtarıcılık. Bu nedenle çoğu zaman, kişisel veya aile hayatında problemleri olan insanlara aşık oluyorsunuz. "Beni hep sorunlu kişiler bulur" sizin çokça sarfettiğiniz bir cümle. Bu durumdan çok yakındığınız zamanlar oluyor fakat aksi sizin için düşünülemez. Eğer bir kişinin hiç problemi yoksa, hayatını huzur içinde yaşamayı seçmiş ve başarmış biri ise size çekici gelmeyecektir. Çünkü o kişide düzeltilmesi gereken bir yön yoktur ve bu sizin asli görevinizi yerine getiremeyecek olduğunuzu gösterir. Siz aşık olmak için; problem çözücü, onarıcı, tamir edici ve kurtarıcı vasıflarınızı kullanabileceğiniz ilişkiler ararsınız. Bu yüzden daha ziyade sorunlu olan kişiler size çekici gelir.
ee simdi :)))))))))))))))))))))))))

27.12.2008

kkkfucku

az daha gunlerce ugrastigim odevim pert oluodu :(
sevgili pc' de gerizekali dandik otesi bi virus vardi. gerizekali diye nitelendirmemin tek nedeni adinin berbat olmasi. kkkfucku :s
tabii gayet paniklemis vaziyette eskinin aslan parcasi simdinin zibidiGonzales' ini aradim eyvaaaaaahhh napcez diye.
system geri yukleme falan bişeyler dedi ama guvenemedim kendime, çünkü biosun nerde oldugunu arastirmisligim var :))) gidiodu alet :s
tamam sakin ol ben hallederim dedi sevgili zibidim :))) bulustuk (allahim nasill karizmatikti nasil yakisikliydi yine :))
kespırsıkay olmaz dedim bilmis bilmis, olmaz bu bitdefender deyince. nedenmis dedi, cunkuuu cook kasıo pcyi dedim :)) neyse bana cok konusma bakisi attiktan sonra, yukledik :)))))
veeee virusumu buldu canimZibidiGonzalesim herseyim :))
sonra oldurucu darbeyi vurdu : "hangi sitelere giriosun sen oyle de bulasti bu " demez mi :s allaaam gel de adami yipratma simdi. burdan kendisine duyuruorum avaz avaz COK SUKUR HENUZ GEREK YOK! HEM AYRICA SALAK DIILIM DANDIK OLANLARA BAKICAM DIYE, AIDATI VAR BUNLARIN ! :)))))))))))))))))))))))))))))

sinir oldum :s
olay pucca diil tabii ki. (Pucca sakin yorum yazma yalakalık zannedilir halbuki tanimiorum seni, bilgilere..)
((ayrica avukat degilim, olsaydim kesin dayak yerdim ofkeGenetigimle..))
adsızın biri pucca' nın bi yazısına gayet enteresan, gayet ofkeli bi yorum yazmis. belki kisisel bi husumettir bilinmiyo. lakin beni rahatsiz eden asıl sey, ciddi ithamlarla kiskirtilma cabasi. fotografini koy gotun yiyosa denmis. bunu anlamıyorum, insanlar neden giz sevmez? illa yazdıklarıyla bagdastirilip, oyle mi okunmalı, hımm hatun taşmış, kız guzelmiş, adam iyiymiş, çocuk hoşmuş yahut tam tersi. aynı sey camilla' ya da yapıldı gecenlerde. onun gotu yedi de mi koydu ftgrfi simdi? hayir olay bu degil bence, gayet bunaldı, gayet sacma salak geldi tepkiler ve eeeaah eytera bea benim hayalimi napicaksaniz tuhaf, hadi bakalim alin iste ben diyerekten tepki koydu. ayrıca uzerime alınayım, bana boyle bi talep olmamasina ragmen, olay gotun yememesiyse, benimki yemio. tum kisiselligimle yazdıklarımın aile esrafi tarafindan okundugunu dusunuorum da. rezillik! aa ne ayıp cik cik , etc..
neyse, bir de denmiş ki senin 'piloğuna' abazanlar geliyo. biz abazan miyiz? elbette hayır. vardir bizim de oyle zamanlarimiz her insan evladı gibi, lakin saygı & edep kurallarina uyarak kimsenin bloguna abazanim, abazayim arkadasim ben cumlelerini destekleyen tumceler kurmuyoruz. biraz saygı be arkadasim..
yine neyse,
seviyesizlikten bahsedilmiş, neden okunuyor peki seviyesiz yazılar & abazan okurların yorumları yuksek çıtali seviyeler tarafından?
sadece adsız ' a dandik bi tepki degil bu, diger bloglarda da karsilasiyorum. şayet ahlak endişesi varsa, okunmamalı ve ahlaklar temiz kalmalı, bırakılmalı bir grup ahlak sorunu olan blog sahipleri kendi aralarında paslaşmalı.
ilginç..

23.12.2008

:S

su an bittim an itibariyle bi kedinin bittiği andir iste :s
yemisim finansi falan :D
acaip bişi oldu yaaa :s hani ben panigimdir aceleciyimdir olsun isterim olmazsa sıkılır giderim ya, işte simdi o panik ben tavandan yazıo bunları o sıkılan ben mıhlandı kaldı oldugu yere tek tlfla :S
bi suru disiyle konusmam lazim boqa sarmak uzere sevgili beynim
camilla whereRu baby yaaa ayparcasi whereR uuuuuuuuuuuuuu yaaa :s
pencereyi actim sigara içiorum lakin sogugu hissetmiyorum anla artık
eheueheueheue agzim kulaklarimda ama paniklemeyin ii bişi oldu sanki :s :)



bloodyMary icilerek sarho olunur mu yarim saat icinde :s
ben oldum :))
finans notunu ogrendigim an yıkıldım daglar taslar tepeme dustu eyvah dedim bittigim andır bu yasasin :)))
dante geldi noldu dedi, anlattim bole bole diye
ehh be kızzzım dedi derslere girmessen oole olur dedi :s
hee hakli adam ama bizim ders ingilizce anlatilio ve hocası da peltek :s
amaaa adam cook sevimli cook karizmatik cook bi hos :))))
adını da desifre ediym guray :))))))))
lakin yaklasilmamasi gereken adamlardan :)
neyse dante' yle soylene soylene sogukta dona dona modifiye edilmis kahvemizi içtik :))
ama bendeki sinir gittikce tavan haliyle
sonra aslan parcasini aradim boq gibin bi moralle :(
aslan parcasi cook guzel bi adam ozellerin en ozeli olan bi adam yuregi sicacik .)
nerdesin geliym hemen dedi sagolsun. terk-i diyar eyledik dandik okuldan, gittik gusel bi yere laflamaya basladik dante'yle. eskiler acildi tabii benim moral boqumBoq hala. (dante bana iyi tahammul edio ya ben olsam beni gebertirdim).
sonra aslan parcasi geldi, geldigi anda hava duzeldi :) adam oyle bi adam ki oluyu bile guldurur :) bildiiin liberalist :) birakiniz yapsinlar birakiniz gecsinler :)))
neyse bira cerez brz sohbet muhabbet full kahkaha :)
meslegim den dolayı bar bilgisine az brz sahip oldugumdan bardaki adamın (barmen:))
hareketlerini goz hapsine aldım :) aslan parcasi da 'obaa lollaa kokteyl yapio bak' deyu dikkatimi dagitinca olanlar oldu :))) ayni anda yepppp bloody Maryyy dedik :))
sagolsun dante ben mızmız kedinin miyavlamasini istemediginden hadi iste iste allahin cezasi dedi :)))
sonrasi malum :) once modifiye kahve ardindan biralar akabinde bloodyMary
(essek kadar kıyaklı bardakta geldi, surahi nerdeyse) ve ben pert :))) arabada giderken aslan parcasinin en son 'dagildin galiba' dedigini hatirliyorum sonrasi yok gunnukcum :))
yaaa iste boyle allahin cezasi gunnuk bugunde boyle gecti :p

bi ogrencinin nasil s.cabildigini, transkriptini nasil boq edebildigini ve bi seyi nasil tutabilcegini bugun yakinen bir kere daha gordum sevgili camilla & ayparcasi :)
soyle ki, finance notlari aciklandi ve ben kac almisim hadi bil ayparcasi?
camilla bilio :) seni de bilgilendirym hemen 20 almisim :s
bak gene 30 uzerinden mi deme, biliosun napicagimi :)))
bildiiin s.ctim yaaa :s
ben okula 4 yillik diye girdim aq on yillik cikti :s
hayir bide nasi aptal nasi sinir bozucu bi ortam anlatamam yaaa
bi suru gereksiz insan var gerekliler de benim can arkadaslarım :))))
ilk notum 35, bundan da almisim 20 :s e ben napicam yaaa
gerci camilla' yla uzerinde dusunduk ama ;)))))
allaaam yaaa

güzel kadın, ozel kadin tesekkur ettim tesekkurune burdan .)
evet iyi ki hayatımdasın iyi ki benziyoruz ve yine iyi ki hayatimda kalicaksin..
sans olsa gerek bu ya da ciddi bi tesaduf .)
vardır ya oyle tesadufler, filmlerdedir en cok. gerci senin benim hayatımız kısa metraj olur ;)))
camilla KALP LoLLa yazalim bi yere hatirlat :))
sen bana izmir' i hatirlatiosun kose bucak..
ooof neyse az kaldi dimi :)
evet evet dipnotlarimizla anılarımızla artik addddiossss dimi, pek yakindaaa :)))

22.12.2008

3:52 A.M :))))




keske su goz rengini degistirme hapını yapsalar ne guzel her gun degistirirdik ayparcasi :) ben bi gun bi gozumu ela yapardım otekini mavi :)
sen de kırmızı yapardın :) siyah saclara mukemmel olur yaaa :s
bide kırmızı gozlere siyah makyaj oooffff :s
lens olmaz ama tak cıkar olmasin istiorum. hap olucak içicen, yarım saat sonra hoop degisicek. ne guzel olurdu.
gerci bizde sans yok millet acir bize ahh yazıııkkk gozlerine bak diye :s
öff ya degissek biraz he :s
ıkınınca degisilmio ki kendiliginden bi mucize olmasi lazim
allah kiziyodur simdi bana yaaa :s :(
ama ben cokkk sıkıldım aynadaki benden yaaaa
temem seviorum kendimi tapıorum aisgim kendime etc ama bunye bu da daral gelio hep aynı. zati oyle kalıcı bişi istemiorum arada bir olsa..
aman neyse ya gece gece dimi ayparcasi allah korusun godSave bişi mişi gelir basimiza.
iyiyiz boole ya tememm sustum
yatiym artik ben.
bu arada saat 3:52 A.M :)))
burda zaat cikmio da artik. blog ayarlariyla oynaya oynaya gote benzettim ayarları bloggerden uyari yicem :)
kiss baby



anlasilamayan bi turlu cozulemeyen kadınlar vardır, onları tutmak zordur ve tutunmakta zordur onlarla ve onlara..
cok guzeldirler cok cocukturlar cok dişidirler cok canları yanmıştır,
guvenemezler kolay kolay aynı anda çarçabuk döküverirler eteklerindeki taşları..
zordur onlarla yaşamak, hele ki onlarla yaşlanmak..
aşık olmayıversinler bir de..
ne yaptıkları anlaşılabilir ne soyledikleri..
ama nefret ettiklerinde vay hallere..
bir de hayatlarına kısacık girip, iz bırakanlar olmuştur hayatlarının bir donemlerinde..
kolay silememişlerdir ama bir kez bitti dediklerinde bir daha asla..
lakin o 'asla' karşı tarafca asla bilinmez,
delidirler, ağır yaralıdırlar ama hayatı bilirler & severler..
hayat kolay geçecektir onlar için, bunu da bilirler..
ve en sevdikleri tumce ' zor diye bir sey yoktur, imkansız biraz zaman alır'..
zordur bu kadınlar,
herkese mavi boncuklarını dağıtırlar..
bazılarında gül boncukları da bulunur.
fakat gül boncuklarını gömmüşlerdir en derinlere, zamanı geldiğinde çıkarıp usulca denize bırakmak için..
lakin heyhat bu kadınlar en yalnızlarıdır..
camilla, lolla, hansel, ayparcasi..
benim bildiklerim bunlar..
kimbilir vardır bilinmeyen bir yerlerde daha..
serefinize efenim ;)

ayparcasi su an bittim yokum yerlerdeyim yine kendimi toplamaya calisiorum gulerekten :D kahkaha efektini yapamiciiim burdan ama sen okur okumaz gozunun onune geldi halim :)))
ekşi sozluk abonesi oldugumu sagir sultan bile duydu biliosun artik ve yine bi dizi inci iste:
aynen calip copy paste yapıorum:

- anneeeeeee
* kuzummmm
- evde çok sıkıldım ya, izin al gel iş yerinden
* saçmalama kızım yaaa, tv seyret!
- bişey yok televizyonda
* internet karıştır
- babam kızdı geçen gün fatura çok gelmiş diye, haftalığından kescem dedi
* kitap oku
- kitap okuyunca uykum geliyor
* ee uyu o zaman
- o zaman gece uyuyamıyom, sinirim bozuluyor
* arkadaşına git
- aradım ama teyzesine gitmiş
* sen de teyzene git o zaman
- onun da altın günüymüş misafirleri gelcekmiş.
* eee be kızım daya başına silahı vur kendini yaaaa!!!

21.12.2008

vefa


çok sevdiğim tertemiz yurekli bi adam anlattı bu hikayeyi bilindik ama anlamlı.

Bir zamanlar yoksul adam, yılanla dost olmuş. adamın ne zaman başı sıkışsa, darda kalsa yılanın yanına gidermiş, yılan da kuyudan çıkıp bir altın verirmiş. bu böyle sürüp gitmiş. derken aradan uzun yıllar geçmiş adam hastalanmış, yataktan kalkamaz olmuş oğlunu çağırmış filanca yerde bir yılan var, ondan korkma orda bekle o yılan dosttur demiş. sana 1 altın lira verir, onu alır gelirsin demiş. yılan çıkmış bir lira vermiş. Çocuk çakal ya hemen demiş ki ‘demek ki kuyu altın dolu yılanı öldüreyim altınları alayım’. yerden taş almış ve yılanın kuyruğunu koparmış. yılan çocugu sokmuş ve öldürmüş. adam bilge biri olduğundan durumu bilmiş ve yılanın yanına gitmiş; bizim hayta bir densizlik etmiş ama biz dosttuk yeniden dost kalabiliriz demiş. fakat yılan bu fikre yanaşmamış OLMAZ demiş BENDE BU KUYRUK ACISI SENDE DE BU EVLAT ACISI OLDUKÇA BİZ DOST OLAMAYIZ . .

© copyright by Çelikel


o kdr dogru ve net anlatmissın ki..
burdan kendisine tesekkurlerimi sunuyorum @adsız..
yorumun silmek zorunda kaldim cunku fazla duygusaldı, ozur..

O' nun, kendini ihtirasa ya da herhangi başka şeye ciddi şekilde kaptıracak kadar uzun süre bir yerde durması zordur. O' nun zihni sürekli olarak orada burada dolaşır durur, ve aynı anda bir sürü yorum ve eleştiri yapar. Ancak, biraz daha derine bakın. Bir ikizler kadınını oluşturan birkaç kadın arasında bir yere gizlenmiş olan romantik biri vardır.
ikizler kişiliği içinde bulunan çeşitli kadınların size verdiği mutluluğu bozmadan, O' nun bu yönünü nasıl geliştireceğiniz konusu sorun yaratabilir. Bir ikizler kadınının birkaç kadına bedel olduğunu söyleyebilirim. Ancak, bunları sınıflandırmak için gerekli olan yüksek matematik ile uğraşıp uğraşmamak sizin bileceğiniz iş. Her bireysel olay birbirinden farklıdır.

Bu kadının yaşı, O' ndan ne bekleyebileceğiniz konusunda önemli bir ipucudur, çünkü, olgunluğa erişinceye kadar, gönül ilişkileri O' nun için oyundan başka birşey değildir, inanılmaz derecede maymun iştahlı ve ne yapacağı belli olmayan biri olabilir. Önceleri sizin gülümseyişiniz, sesiniz ve hattâ yürüyüş biçiminizle kendinden geçebilir. Sonra bu kendinden geçiş tersine döner ve çoraplarınızdan saçınızın biçimine kadar herşeyinizi öylesine zekice ve keskin bir alaycılıkla eleştirir ki, aldığınız yaralar için tentürdiyot gerekebilir. Şimdi, bu sizin bir ikizler kadınına talip olmanıza engel olmasın. Unutmayın bir yerine en az iki kadın alıyorsunuz; bu da pek kolayca vazgeçilecek bir alışveriş olmasa gerek.

Merküri kadınları göründükleri kadar kalpsiz değillerdir. Sahip oldukları çok hareketli düş gücüyle pek çok hayal kurarlar. Romans, bunları ifade ettikleri en kolay yoldur, ikizlerin başka kadınlardan en az iki kat daha fazla anlatacak şeyleri vardır. Bir ikizler erkeği yapımcı, şarkıcı, avukat, aktör, satıcı ve aynı zamanda birkaç yönetim kurulunun başkam olabilir- ve kendisini sonsuza kadar çeşitli şekillerde ifade edebilir. Ama bir kadın bu kadar olanaklara sahip değildir, olursa da biraz kaprisli sayılır. Kim demiş Merküri kızları meslek sahibi olmazlar diye . Olurlar. Hem de hemen hemen hepsi. Ama bugünkü toplumsal koşullar altında bir meslek, ikizler kızına onbinlerce teorisini denemesi ve duygusal jimnastiklerini yapması için romantik bir ilişki kadar çok olanak vermez.

ikizler kızının sizin öfkenize değil şefkatinize ihtiyacı vardır. O' nun kendisini bir kişiye vakfetmesi gerçekten çok zordur. Bir erkeğin zihinsel yeteneklerine ve zekâsına hayran olurken, öte yandan O' nun edebiyat ve fen' e antipati duymasına, müzik ve şiire ilgisiz kalmasına dikkat eder. Yeterince yaratıcı olan, baleden ve edebiyat dünyasından hoşlanan bir erkek O' nun çift kişiliğini yeniden canlandırır. Tam bir müzeyi gezerlerken, İkizler kızının öbür tarafı o erkeğin hayatını kazanacak kadar becerikli olup olmadığını merak etmeye başlar. Sanırım siz de Haziran' da doğanların içinde bulundukları çelişkilere karşı daha büyük sempati ve anlayış duymaya başlamışınızdır.

O' nun hakkını yemeyin. Kendi karmaşık karakterinin yarattığı şaşkınlığı size yük etmeden, genellikle kendisine saklamayı bilir. Hayat dolu ve neşeli bir arkadaştır. Çoğunlukla (keyfi yerinde olduğu zaman) canlı kişiliğiyle pırıl pırıl parlar, zekîce imaları ve esprileriyle sizi eğlendirir ve dünyadaki hemen hemen bütün konularda akıllıca konuşur. Romantik bir ilişkinin gerektirdiği tüm duygusal davranışlardan hoşlanır ve sizi fethetmekte güçlük çekmez. Tanıdığınız başka hiçbir kadın sizi daha renkli bir şekilde severek ve böylesine etkileyici bir çekicilikle mutlu edemez. Çok kadınca bir havayla kirpiklerini -titretmeyi bilir, ama sıra hayatını kazanmaya gelince de hiçbir zaman çaresiz biri değildir. Tuzağına düşen zavallı erkeğin aklını başından ve banka defterinden alacak kadar kusursuz bir şekilde hafif parti kızı rolü oynayabilir. Ancak kolaylıkla halim selim ve bacasına tutkun bir eş kişiliğine dönebildiği gibi, büyük filozofları inceleyen ve politika ve şiir konularını zekice konuşan ciddi bir entellektüele; sonra birdenbire korkulan, gözyaşları ve sinir küpü davranışlarıyla çiğ bir kadın kişiliğine dönebilir. O, hiç kuşkusuz donuk boş veya monoton bir kadın değildir.

Bunun bir abartma olduğunu düşünüyorsanız, Marilyn Monroe' yu anımsayın. Cari Sandburg' dan kuaförüne kadar, tanıdığı her erkek, O' nu iyi tanıdığını sanan bir başka erkekten tamamiyle farklı bir kişilik olarak görürdü. Marilyn1 in, baştan çıkarıcı aşk ilahesine benzediği bir fotoğrafını, kalın çerçeveli gözlükleri ve makyajsız yüzüyle, rus yazarları konusunda konferans verecek birine benzediği bir başka fotoğrafının yanına koyun, sonra bunlara üçüncü ve dördüncü fotoğrafları ekleyin; birinde önünde mutfak önlüğüyle, atletik yeteneklerine ve sıcak, insancıl karakterine hayran olduğu kocası için peynirli sufle yapmayı öğrenirken görülsün - öbüründe, entellektüel yönlerine ve edebi yeteneğine çok derin bir saygı ve hayranlık duyduğu bir başka kocasının yanında akıllı uslu yürüyor olsun. Bunlara iki foto daha ilave edin. Bunların birinde, üçüncü bebeğini de kaybettikten sonra, kederle, özlemle dolu yüzü gözyaşlarıyla ıslanan bir kadın, öbüründe, bikinisi içinde Riviera' da yakışıklı bir Fransız film yıldızıyla gülüşen biri olsun. Bunlar, özellikle poz vererek çekileri resimler değildir. Bırakın reklam amacı gütmeyi, resimler çekilirken bu kadın dönüp bakmamıştır bile... Bu, ikizler kadınının yapısında bulunan bütün başka kadınların fotoğraf makinesiyle tespit edilişinin en güzel örneğidir, ikizler kadını çok çeşitli kişiliklerini, büyük çoğunlukla, başkalarına göstermek istediği kişiliğin arkasına gizler.

Merküri kızı" gerçekten âşık" olmak ister, ama bu O’ nun gözünü korkutur, cesaret edemez. Anne olmayı da çok ister, ama çoğunlukla bu da O' nün gözünü korkutur. Karşılaştığı her erkekte başka bir güzellik bulur; ama O, mutlu olmak için aradığı tüm güzellikleri kendinde toplayan erkeği bulmaya çalışır.

ikizler kızında harika bir arkadaşlık bulacaksınız. Merküri kızı denizin dibine dalmaktan sürat yarışlarına- bisiklete binmekten bedminton oynamaya kadar her türlü merakınızda size arkadaşlık edecektir, ö, bütün sporlara ilgi gösterdiği ve kırbaç gibi keskin bir zekâya sahip olduğu halde, bir pudra ponponu kadar yumuşak ve kadınca görünmeyi de bilir. Yeni bir konu merakını uyandırdığı zaman, ikizler1 in keskin zekâsı açıkça kendini gösterir. O' nün Merküri zekâsı, sizin yaratıcı fikirlerinizin en zor anlaşılan yanlanın görmesini sağlayacak, ve O' da herhalde bu fikirleri geliştirmek üzere kendi düşündüğü bazı projeleri öne sürecektir. O' ndan kararlılık, değişmezlik beklemediğiniz sürece tümüyle büyüleyici bir arkadaş olacaktır.

Yalnız, hakça sizi uyarmak gerekir ki; bu kız size âşık olduğuna içtenlikle inanırken, aynı zamanda başka erkekleri de çekici bulabilir. Her zaman sizin yanınızda ya da yakınınızda olmazsa, herhangi bir başka burçta doğan kadından çok daha çabuk unutabilir. Değişikliği kabul etmek, hattâ onu aramak ikizlerin doğal yapısı gereğidir. Sürekli hareket halinde olma tutkusunu kontrol altına almayı; sabırlı ve tutarlı olmayı öğreninceye kadar, ikizler kadını kendi yaşamım da sizinkini de karmakarışık edebilir, ikizler burcunda doğan kadınlara âşık olan erkekler şükretsinler ki; bu kadınların çoğu çok geç olmadan, kendi yaratılışlarının daha anlayışlı yanında karar kılarak akıllarını başlarına toplamayı başarırlar.

Bir kez ikizler kızına evlenme teklif ettikten ve O da bunu kabul ettikten sonra, bir tek kadınla evlilik hayatı yaşamaya mahkum olan başka erkeklere acıyabilirsiniz, ikizlerinizle evlenince birkaç eşiniz birden olacak demektir.

Bir numaralı eşiniz O' ndan istediğiniz herşeye uymayı başaracaktır. Sadakat istiyorsanız, O' nün gerçek aşkını kazanacak kadar ilginç olmanız koşuluyla, size sadık da kalabilir. Yani, şu zihinsel, ruhsal ve fiziksel uyumu sağlayacaksınız; fiziksel uyum, diğerlerinin karışımına kırmızı biber gibi sonradan eklenecek. Şehir dışında yeni bir iş alırsanız, bu eşiniz hiçbir zaman surat asmayacaktır. Hüneri, zevki ve renk duyusu sayesinde, becerikli ve zekî elinin hafif bir dokunuşuyla yeni evinize çok güzel bir görünüm kazandırabilir. Ayrıca, serüveni sevdiği için, geleceğinizin güvenliği ile kumar oynuyorsunuz diye dırdır etmeye kalkışmayacaktır. Yeni ufuklara açılmanın heyecanı O' nün daha çok ilgisini çeker, o' nda şaşılacak kadar iyi bir iş kafası vardır ve tüm orijinal fikirlerinizi destekleyecektir. Fazla bir gelire ihtiyacınız olduğu zaman, çalışmaktan çekinmeyeceğine güvenebilirsiniz; kazandığı parayı nasıl harcayacağını da oldukça iyi bilir. Her ne kadar uçarıymış gibi bir izlenim yaratırsa da, göründüğü kadar uçarı değildir. Tüm o parlak küçük konuşmaların altında; O, bir düşünür, hem de çok zekî bir düşünürdür.

iki numaralı eşiniz huysuz biridir. Bunu böylece bilmelisiniz. Nöbetleşe, hırçın ve küstah olduğu zamanlarda alaycı da olabilir. Aynı zamanda, zekâ yönünden size meydan okuyabilir. Ama, bir erkek, de uyarılmak, canlandırılmak ihtiyacındadır, öyle değil mi? Hodri meydan! Zekîce bir tartışmada O' nü bastırın bakalım. ( Aslında bu O' nün gizlice istediği birşeydir ya...) Bu eş yaşam koşullarıyla kolay kolay sarsılmayacaktır; kesin ön yargılan da yoktur. Bir protesto yürüyüşüne veya toplu oturmaya katılıp gece yansına kadar eve gelmeyebilir. Ot bir konuşma yapmak veya gece okulunda bir kaç fazla kredi elde etmek için dışarda olduğu sırada siz de bunlara katılırsanız ne olur yani? Hiç olmazsa, kimlerle olduğunuz, nerede olduğunuz, ne yaptığınız konusunda kuşku dolu sorularla canınızı sıkmaz. Siz de O" nü sorguya çekmeyin. Siz onurlu bir insansınız. O da öyle. Bu kadın oldukça bağımsız bir bireycidir.

Üç numaralı eşiniz, rutin ev işlerinden bıkan ve canı sıkılan bir kadın olacaktır. O, hayal kurarken, okurken ya da bir tiyatro oyunu yazarken, yataklar yapılmadan, mutfaktaki bulaşıklar yıkanmadan kalacaktır. Akşam yemeğinde size bir kulu konserve fasulye verecek, teneke kutuyu açmak zahmetine bile kapanmayacaktır. Ama O' nunla en kısacık saatlerde en tatmin edici konuşmaları yapabileceksiniz. Yaşamın sizde yarattığı düş kırıklıklarını sempatiyle karşılayacaktır. Hem duygusal hem entellektüel özlemlerinize cevap verecek, Budizm hakkında ne düşündüğünüzü merak edecek ve bir şarkı yazmaya kalkışmanız O' nü heyecanlandıracaktır. Kısacası, O oldukça iyi bir arkadaştır. Toz alması, yemek pişirmesi ve bunun gibi tüm saçmalıklarla uğraşması için başının etini yiyip durmadığınız için, size de çok büyük sevgi ve şefkat gösterecektir. Bu eşiniz çek defterinizi arada sırada karmakarışık edebilir. Ancak, aniden bir kamp yapmayı veya Las Vegas' ta birkaç gün geçirmeyi teklif ettiğiniz zaman, örneğin, bunun bütçenizi nasıl etkileyeceği, Siam kedisini kimin besleyeceği, siz yokken banyonun musluğu sızıntı yaparsa ne olacağı gibi bir takım aptalca itirazlarda bulunmadan, hevesle bavulunu hazırlayacaktır.

Dört numaralı eşiniz neşeli ve güzeryüzlü bir anne olacaktır. Çocukların kendisini sınırlamasına izin vermeyecektir; çünkü herhalde onların üstlerine fazla düşmeye fırsat bulamayacak kadar çok projenin peşinde olacaktır. Çocuklar da O' nün bağımsızlığını taklit edecek ve bunun yararım göreceklerdir. Biri çıkar da, çocukları için ne kadar zaman harcadığını sorarsa, herhalde şöyle cevap verecektir: " Bizim ailede ne kadar zaman harcandığı sorun değildir. Önemli olan ne kadar sevgi duyulduğudur." Haklıdır da. Bir gün öfkelendiği bir olayı, sonradan yumuşayarak hoş gördüğü için, çocuklar her zaman O' nün sözünü dinlemeyebilirler, ama anneleriyle yaptıkları uzun konuşmalara çocuklar bayılırlar. Annelerinin düş gücü çocuklarınkine uyar ve birbirlerinden çok hoşlanırlar. Belki hoş görülü bir annedir, ama çocukların okul durumlarıyla yakından ilgilenir ve iyi notlar almalarında ısrar eder. Giysilerini asmazlarsa gene de sınıflarım geçebilirler, ama ev ödevlerini yapmazlarsa, geçemezler.

Beş numaralı eşiniz, çok iyi bir ev sahibi; tüm o mumlar, çiçekler ve gümüşler olayının uzmanı olacaktır. Amirinizden Başbakana kadar herkesi evinize akşam yemeğine getirebilirsiniz; eşiniz o kadar nazik ve çekici olacaktır ki, konuklarınız eve gitmeyi hiç istemeyeceklerdir. O, yaşamını fazla gayret sarfetmeden yeterli şekilde düzenleyecek, moda dergisinden çıkmış gibi giyinecek, ve tiyatroyu sevecektir, O' nü sanat galerilerine ve konserlere götürebilirsiniz-her türlü sosyal faaliyette evindeymiş gibi rahat olacaktır. Herkes gıpta ile size bakacak ve böylesine tatlılıkla kolunuza asılan göz alıcı kadının kim olduğunu merak edeceklerdir. O çok romantik ve süper kadınca olacaktır. Belki doğum gününüz için size bir şiir bile yazar. O' na kadife giysiler, pahalı parfümler almak isteyeceksiniz; çünkü, O" nün o zarif hali tavrı karşısında kendinizi köy ağası gibi hissedeceksiniz. Yurt dışına bir geziden söz edecek olursanız, gözleri parlayacaktır. O, kültürlü bir kızdır.

îşte böyle... ikizler eşinizin oluşturduğu hareminizdeki bazı kızları atlamış olabilirim. Şehirdeki bütün kocalar sizi hergün değişik bir kadınla görünce hasetlerinden çatlayacaklar. Bunu nasıl başardığınızı soracak olurlarsa, yüz vermeyin. Poligami yasalara aykırıdır, biliyorsunuz. ikizler eşiniz uçakla gidebileceği hiçbir yere trenle gitmeyecektir. Konuşabileceği hiçbir yerde sessiz kalmayacaktır. Yardım edebileceği hiçbir yerde başını çevirip geçmeyecektir. Ve koşabileceği hiçbir yerde yürümeyecektir. Kafası öyle çok düşünceyle ve yüreği öyle çok umuda doludur ki, bunların hesabını tutmak için bir bilgisayara ihtiyacı vardır. Yoksa, asıl-bugünden yarına- yanısıra koşabilecek, kendisiyle birlikte hayaller kurabilecek birine mi ihtiyacı vardır? Eğer bu erkek sizseniz, yakınında olup olmadığınızı anlamak için omuzunun üstünden dönüp bakmaya cesaret edemeyecektir, içindeki derin ve anlaşılmaz bir korku, dönüp arkasına bakmasına bile engel olur. Sonunda O' nun hızına erişebildiğiniz zaman, O' nü sizin hızınıza indirin. Elini sımsıkı tutar ve hiçbir zaman bırakmazsanız, bunu başarabilirsiniz. Her ne kadar Merküri' nin Kuzey rüzgârları O' nu ters yönde etkilerse de, gizliden gizliye, bir süre dinlenmenin ne denli özlemini çektiğini bilemezsiniz. Acele edin ve O' na yetişmeye çalışın. Size ihtiyacı var..


Gael Greene demis ki great food is like great sex. The more you have the more you want. yani dio ki yemek yerken dikkat edin heueheueheueheueheueeuh
ama ilginç bi teori tabii. resimle pek alakasi yok gerci de bayildim dudaklara ondan koydum :)))
brz zorlasam benimde olur dimi boyle :) eheueheueheueheueheue

neeaaa 2 miiii seklinde uyandim resmen hayata gozlerimi actim yeniden :s :) neydi dun aksam oyle ya once cuma gecesi sonra cmt dun sabahlayisimiz :s ben birakiyorum artik yrn en kisa zamanda bi yesilay dernegi bulucam kendime :))
midem sanirim yok, sinirlerim de oyle ve yapmam gerekenlerin hepsini yeni tanidigim sevgili honey(camilla) yuzunden erteledim :)) gerci sonra silkinip geldim kendime. bitir su makaleyi oyle okursun dedim kendime bi de :))sonra super bi cozum buldum ona anlattim ama :) neyse aksama dogru gorusmek uzere esen kal ayparcasi (ah bide sallasan :))


özledim desem, konuşamam ağlarım,
tut ki özlemedim, tut ki hiç kopmadım,,
tut ki anılarım olmadı,
ben yokum zaten burda, bu lanet şehirde..
hiç sevmedim, sevemedim,,
verdiğim her tavizde bir parça daha koptu zemberekten,
ve ben hiç özlemedim gittiğimde burdan.
bu şehirin kolları beni kucaklamaya yetmez, yetmedi de..
yılan olsa yine giderim ayağımla,
farzet ayparçası, ben gittiğimde gökyüzü burda kapanacak,,,
orda içilen bir bardak çay, şerbet..
orda yenilen bir parça ekmek bin kahkaya bedel..
orda sevilen her ten asırlık sevda,
burda ömürlük sevda tükendi..
hiç yaşanmadı sonraki kasımlar.
bu şehire fazlayım & bu şehirde fazlayım..
gücenme senin dostluğun bana anne kucağı,
hep oyle olacak,
arayacağım seni ayparcam dediğimde belki hiç tutamadığımız yaşlar yine akıverecek ama bileceğiz ki ertesi gün yanımda olmak için uçak biletin var .)
otobüs bileti olsa kaç yazar bize :)
tut ki ben burda hiç yaşamadım..



Zen bahçesi Japonlarin kayalık bahçesiymiş. Kum, çakıl, taş ve kaya parçalarıyla yapiliomus. bi inanisa göre Japon Zen rahipleri tarafından meditasyon amacli kullanilirmis. Bizde mi bi zen garden yapsak acaba? niye guluyosun geneeee :)))
gerci senin sagin solun belli olmaz tutturursun hashas ekelim diye bahcenin icine sicariz :)) eheueheu dusunemiorum sahneyi canlanmadi kafada walla :p
ama bak bi dusun en azindan icinde benim simlerim senin tutunlerin olmicak ;)
anladin sen ne demek istedigimi :)




ituSozlukten caldim girisi :):)

‘a’ = ‘a’ çünkü ‘a’ = ‘a’; ya da ‘a’ = ‘a’ bundan dolayı ‘a’ = ‘a’dır.
zen bu muhakeme yolunu kabul eder ancak zen’in bir de genel olarak kabul edilmeyen, kendine has muhakeme yolu vardır:
‘a’ = ‘a’ çünkü ‘a’ ≠ ‘a’; ya da ‘a’ ≠ ‘a’; bundan dolayı, ‘a’ = ‘a ‘

(bu ne len)
..................
hehh bak;

Zen felsefesinin temel anlayışlarından biri de şudur :
“ Ne yapıyorsan ona odaklan ve sadece onu yap; yemek yiyorsan sadece yemek ye, sohbet ediyorsan da sadece sohbet et.
O zaman hem yediğin yemeği farkındalıkla yemiş olmaktan dolayı büyük bir zevk alırsın; hem de ettiğin sohbetten büyük bir verim alırsın...
” Bilinç seviyesi olarak herşeye aynı anda odaklanmamız mümkün olmadığı için, öncelikle tek bir şeye odaklanmayla konsantrasyon egzersizlerine başlayabiliriz.
Bu zihin ve bilinç durumunu daha sonra çevremizdeki herşeye odaklanma ve farkındalığı yükseltme seviyesine çıkarabiliriz.
Bu çeşit bir konsantrasyonla sevdiğinize ayırdığınız zamanları düşünün, ya da yapmak zorunda olduğunuz bir iş projesine !
Bütün dikkatinizi verdiğinizde, hem kendi kişisel kapasitenizin en üst noktalarında çalışmış olursunuz, hem de yaşadığınız her anın farkında olursunuz.
..................
Konsantrasyon egzersizleri için, öncelikle her gün bir fiziksel nesne seçelim.
Ve bu nesneyi dikkatle inceleyelim.
Rengi, kokusu, tadı, şekli, bakalım ve zihnimize kaydedelim. Sonra gözlerimizi kapatarak hayalimizde bu nesneyi canlandıralım ve nesneyle birinci derecede ilişkili şeyleri düşünelim.
Nesnenin tadı, konusu, soğukluğu veya sıcaklığı, yapıldığı yer, yapan kişi gibi.
Ama zihnimiz atlamalardan hoşlanır ve konuda kalmak istemez. Örneğin nesneyi yapan kişi, nesneyle direkt olarak birinci dereceden ilişkili bir konudur.
Ama bu konudan, bu gibi nesneleri yapan seramikçi bir arkadaşımız aklımıza gelir ve konudan koparsak, yapmamız gereken şey gittiğimiz yoldan geri dönmektir. Yani arkadaşımıza nereden geldik, nesneyi yapan kişiden, nesneyi yapan kişiden nereye geldik, nesnenin özelliklerinden. Yolu atlamadan izleyerek nesneye geri gelmeli ve yine birinci derece ilişkili şeyleri düşünmeye başlamalıyız. Bunu on dakika kadar yapabilirsek; o nesnede daha önce farkına varmadığımız yüzlerce şeyin farkına vardığımızı görürüz.
Zihinsel atlamalar ise başlarda çok olur; fakat egzersizler devam ettirildikçe azalmaya başlar. Bu şlekilde konsantrasyon yeteneklerimiz gelişir. Nesneye yeterince konsantre olduğumuz zamanlarda ise, dışarıdan tüm uyarılara kapalı oluruz; sesleri duymayız. Bunu yapmak da son derece zordur ama bu konuya takılmamalıyız; çünkü bir gün sesler kendiliğinden kesilecektir. Zihin tek bir noktada sabit durmaktan hoşlanmaz; hep atlamalar yapmak ister; adeta dizginlenemeyen vahşi bir at gibi davranır.
Başlangıçta egzersiz için fiziksel nesneleri seçmek daha kolaydır. İlerledikçe ise olaylar, kişiler ve projeleri seçebiliriz. Bu şekilde zamanlar etrafımızdaki herşeye aynı anda konsantre olmayı başarabiliriz.
Böylelikle zamanla kendi kendimizin efendisi olabilir ve kendi becerilerimizi, davranışlarımızı ve tepkilerimizi kendimiz yönetebiliriz.
..................

bogucam seni :s
bak gor en yakin zamanda bogup uzerinde tepinicem :)))
neler karistiriosun sen !
gerci diyene bak :p eheueheueheueheueheue
ayrintilari yazamicam su an burdan sevgili dandik msne girsen bi super olucak blogtan yazmak yerine silene kdr anam aglio yazdiklarini(benim annem bana aglamaz:))
ne mikropsun yaaa :)
ikizler olmak zor dimi :))) gerci bosver kirk farklı kadın var içinde denildi dun ;))
mızmız mıyım ben yaaa :s peki cok mu haylazım ;) peki butun bunlar varsa nasil dişi olunuo :s
:))) anlamadin sende dimi ;) ben de walla :s
hayir bide dusunmek zarar verio bunyeye
dusun tasin ya da dusunmeden tasin baba reddetsin :))))
puhahahahahaa
hi hi keyfim yerinde bugun ;)
kaldi 9895475237 :((( zor mus :s yani dusunmek ve bi yere koyamamak olabilecek sonucu bide brz korkmak yani beynen ve kalben ve bunyen ve bunyaminyen hahahahahahahahahahahahaah :p
sen msne giriosun sabahin besinde ben cikiorum üçte nasi olucek bu iş :)))))
baileysim bitti :(
bide bugun neffffis bi bloodyMary ictimmmmm :)
okulda tabii yani okulun dandik otelinde :(
bu arada:
Per
Yağmur İhtimali
10°C | 2°C
Cum
Az Bulutlu
10°C | 1°C
Cmt
Yağmur
3°C | -2°C
Paz
Kar Yağışı İhtimali
-1°C | -6°C
suna bak -6 :((((
mutsuzum bazen :( ben burcumu degistirsem yaa karar veremiorum yok yani oyle bi becerim yok :s

17.12.2008

bosveeeerr

bosverelim demedik mi ayparcam yurekYarim beyniminYarisi? Dedik dimi ;) dandikKedi de bana artik, baby cat diil ;) babyCat patentli:))) "δικου μου ένα μωρό μια γάτα" ;))

;))))))))))))))

"KREMALI MANTARLI MAKARNA (http://cileksuyu.blogspot.com/ ' dan caldim affet :( )

yine bir makarna tarifi vermek isterim sakincasi yoksa..ilk defa yaptim ben kremali makarna....aferin dedim kendime sonra....

malzemeler:

* 160 g makarna
* 1 ymk kasigi zeytinyagi
* 1 adet sogan
* 60 g mantar
* 1 dis sarimsak
* 2 tatli kasigi nisasta
* 125 ml tam yagli sut-biz de hep yagsiz sut bulundugundan,ben icine krema ekledim-
* uzeri icin maydanoz

yapilisi:

makarnayi istediginiz kivamda pisirin.o arada isittiginiz yagda soganlari,mantarlari ve sarmisagi kavurun,yumusayana kadar...nisastayi biraz sutle bir kasede karistirin,kalan sutu ekleyin,iyice cirparak .....yavasca mantarli karisima katin,sos katilasana kadar pisirin..sosla pastayi karistirin afiyetle yiyin...."


"ISPANAKLI PASTA

Malzemeler:

* 2 yumurta
* 1.5 su bardağı toz şeker
* 2 su bardağı un
* 1 paket kabartmatozu
* 1 paket vanilya
* yarım su bardağı sıvı yağ
* 200 gr ıspanak ( püre halinde yarım su bardağı)

Üzerine:

* 1 paket krem şanti
* 1 su bardağı soğuk süt

Yapılışı:

1. Ispanakları yıka ve doğra. Tavada suyunu salana kadar kavur. Püre haline getirmek için rondodan geçir. Yada derin bir kabın içinde mikserle püre haline gelesiye kadar çırp.
2. 1 paket krem şantiyi süt ile hazırla ve kek olasıya kadar buzdolabında beklet.
3. Yumurta ve şekeri iyice çırp.(4-5 dakika kadar)
4. Sonra içine yağ, vanilya, kabartmatozu, ıspanak püresi ve unu ekleyip karıştır.
5. Yağlanmış ve tabanına yağlı kağıt konmuş tepsiye dök.
6. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 40 dakika pişir. ( pişip pişmediğini kürdan ile kontrol et)
7. Kıyılarını kes. (yuvarlak, kare vs.)
8. Kıyılarını robotta un şeklinde kıy.
9. Hazırlanmış olan krem şantiyi kekin üzerine sür.(kekin soğuk olması gerekir)
10. Un haline getirilmiş kek parçacıklarını üzerine serp.

Afiyet Olsun."

DERS: Bayoloci

KEANOU: Kan

ÖRTMEN: Erdem BeyHÜMŞİT: Cenk Sevgili arkadaşlar biliyorsunuz ki biyoloji or bayoloci dendiğinde akla ilk gelen sıvı kandır. Bu nedenle bu ilk dersimizde sizlere kandan bahsedeceğim.
Kan, çok sevdiğimiz ve tasvip ettiğimiz bir sıvımızdır. Tıpkı su ve diğer sıvılar gibi o da konulduğu kabın şeklini alır.
Zaten kanın sıvı olduğunu buradan anlarız.
Kan asıl itibariyle yediğimiz yemeklerin sıkılmış halidir. Çünkü biz yemeklerimizi kendimiz için yediğimizi sanırız ama aslında vücudumuzda yaşayan çok küçük canlıların yemeleri için yemek yeriz. E onlar da koskoca yemekleri yiyemedikleri için ancak kanımızın içinden emerler.
Bu canlıların bir kısmına emzin denir.
Herkesin kanı kendi vücudunda bulunur.
Kan vücudumuzda dilediği gibi dolaşabilen tek organımızdır. Diğer iç organlarımız kanımız gibi sıvı olmadıkları için vücumuzda ordan oraya akamazlar. Kanımız vücudumuzda akarkene aslında hep dışarı çıkacak bir delik aramaktadır. Ancak derimiz çok sağlam ve deliksiz olduğu için kan dışarı çıkamadan derimizin altında çalkalanmaya devam etmek zorunda kalır.
Eğer bir ekmek bıçağıyla boğazımızı parçalarsak, kanın hemen büyük bir sevinçle dışarı fışkırdığını görürüz. Ama bizi kan tuttuğu için boğazımızı parçalamayız. Kanımız sanılanın aksine kırmızıdır.

Yeşil olan örümcenlerin kanıdır, bizimki diğil. Kanın içinde yalnızca emzinler bulunmaz: Alyıvırlar ve akyıvırlar da kanımızda bulunan minik şirin canlılarmızdır. Bunlar bütün gün kanın içinde yüzerek oyunlar oynar ve birbirlerne kan sıçratırlar. Eğer bir mıktar kanı mikroskop altında incelersek, alyıvır ve akyıvırların tatlı oyunlarını rahatlıkla görebiliriz.
Sadece içimizde yaşayanlar değil, dışımızda yaşayan pek çok hayvan da kanımızı içmeyi çok sever. Örneğin sivri sinekler, bıraksak kanımızı bi dikişte bitirene kadar içerler. Vampirlerse tamamen hayal mahsulüdür. Aslında öyle bişiy yoktur. Bütün insanların kanı birbiriyle aynı değildir. Kanlar çok garip gruplara ayrılırlar. Bu nedenle kan grubu derken kanguru bu şeklinde anlaşılarak kötü espirilere vesile olular.
Ayrıca bazı insanların kanları pozitif, bazılarınınki ise negatiftir. Kanları pozitif ya da negatif olan iki insan, psikolojik ve duygusal açıdan birbirlerini iterler. Eğer birininki poztif, diğerininki negatif olursa birbirlerine aşık bile olabilecek kadar çekerler.
İşte bu şekilde birbirlerini iten insanlar arasında kan uyuşmazlığı var denir. Kan hakkında ilk dersimizde bu kadar bilgi yeter.
Daha fazla bilgiyi ilerleyen biyoloji derslerinde vermeye çalışacağım. Zira kan öyle bir dersle anlaşılacak kadar basit bi sıvı diğildir. O hemen anlaşılabilen sıvı, sudur. Bi dahaki dersimize gelirken herkes küçük bir çakı getirsin. Sizlere bi sürpirozum olacak. Hadi bakiyim iyi dersler sevgili çocuklar.

cenkErdem

DERS: BESLENME
KONU: DİYET VE REJİM
ÖĞRTMEN: DİYETİSYEN MÜDÜR CENK BEYÇITLIN: ERDEM Ağzınız torba değil ama ben yine de büzerim.Susun. Doyma yetisi olmayan insanların Japon balıklarından tek farkı suyun altında iken boğulmalarıdır.
Gırtlağını tutamayan adam, adam değildir.
Ama biz hocaların yufka yüreği rejimi ortaya çıkarmıştır bu tipler için. Pisboğazlara ne yemeleri gerektiğini öğrettiğimiz bu rejimler hocasına göre zaman zaman sert ve afilli, zaman zaman da tıynetsiz ve sarsak olmaktadır.
Benim kanımca ciddiyetsiz ve sert disiplinden uzak yapılan herşey başarısız olur. Bir rejimde öyle sabah yoğurt ye portakal suyu iç olmaz. Nerde bu bolluk. Şişmanı kuru ekmeğe muhtaç edecesin ki aklını başına devşirsin.
İşte bu safhada diyet ortaya çıkar.
Diyet, rejimi veren hocanın şişkodan, zayıflayamaması halinde alacağı borca denir. Bu para olabilir. Ama ben sol el ya da bir kulak tercih ederim. Eğer verilmesi gereken kilo 50 ya da üzeri ise şişmanın bacağını da kesebilirsiniz.
Şişmanlığın da tabi ki belli ölçütleri vardır. Mesela kazağını beline dolayan kadınlar kesin şişkodur.
Erkeklerde ise kilo fazlalığı, kırmızı yanak ve bol pantolonla kendini gösterir. Pantolon düğmesini ilikleyemeyecek hale gelmiş bu tiplerin hemen bir rejim hocasına gitmeleri, gerekirse diyetlerini vermeleri gerekir. Tıkınmayı önlemenin tıbbi yolları da vardır. Mideyi kesip hastanın eline vermek gibi. Ama bu tür anestezik metodlar hastayı hemen bir kerede rahata kavuşturacağından ben hoşlaşmam. Hasta, eğer varsa kendi mantığıyla zıkkımlanmayı bırakmalıdır. Zor değil, yemeyecen olacak bitecek.
Mesela bakıyorum bazılarınız beslenme çantasında iki orduyu doyuracak malzeme getiriyor. Nereye gidiyor evladım o kadar yemek? Kibrit kutusu büyüklüğündeki beyninize söyleyin ye emri vermesin, olsun bitsin. Neyse, şimdi bu anlattıklarım doğrultusunda şişko olduğunu anlayanlar gelip diyetlerini versinler. Sol ellerinizi istiyorum, elişi tahtasına asacağım herkes görsün.

cenkErdem

12.12.2008

Total Eklipsi

DERS: Sağlık ve İlk Yardım

KONİ: Boğulma

ÖRTBİLİP: Operatör Dr. Erdem BeyUMBERT: Cenk Kesin! Örtmenniz geldi. Sen! Arkadaki! Çıkar o hayvanı ağzından. Ne biçim sınıf bu bööle. İlk dersimizde boğdurmayın kendinizi bana... Neyse sessizlik sağlandığına ve ders sonuna kadar aynen korunacağına göre artık başlayabiliriz:

Bu ilk dersimizde sizlere insanların sık sık başına gelen ve genelde ölümle sonuçlanan bi olaydan bahsedeceem. Tahtada da yazdığı gibi konumuz boğulma... Biz insanlar nefes alarak yaşayan canlılarızdır. Bu nefesi havadan alırız. Havada hepimize yetecek kadar nefes mevcuttur. Yeter ki almasını bilelim ve israf etmiyerek kendimize yetecek kadarını alalım.
Dünyamızdaki havanın yüzde 90 ına yakın bölümü nefesten oluşur. Nefesimizi, ağzımız ya da burnumuz yoluyla alır ve şişmiyelim diye aldığımız kadarını aynı yolla hemen geri veririz. Peki madem verecez niye alıyoz bu mereti? İşte halk arasında boğulma, tıp dilinde ise Total Eklipsi denilen olay burada devreye girer. Yani eğer nefes alıp vermezsek boğuluruz.
İlk insanların ömrü bu nedenle çok çok kısa sürmüştür: Kimisi nefes almayı akıl edememiş, pek çoğu da nefes almayı bulmuş ancak vermeyi akıl edemedikleri için şişip infilak etmişlerdir. Dolayısıyla, gerçekte boğulmanın tek tedavisi nefes almak ve hemen vermektir.
O halde günümüz modern insanı nefes alıp vermeyi çözdüğüne göre neden hala boğulma tehlikesiyle karşı karşıyadır? Günümüzde insanlar ancak başka insanlar tarafından boğulmak istendikleri zaman bu tehlikeyle karşı karşıya kalırlar. Başka türlü bi insanın boğulması mümkün değildir.
Boğulma dediğimiz olay, bir insanın nefesinin geçiş yolu olan boğazının, başka bir insan tarafından eller yardımıyla sıkılarak kapatılması sonucu gerçekleşir.
Ancak bi insanı boğmak sanıldığı kadar kolay değildir. Karşısındakini boğacak kişinin yeterince güçlü, kuvvetli ve etine dolgun bir insan olması gerekir. Aksi halde girişimi boğulacak kişi tarafından yarıda kesilecek ve büyük ihtimalle de tekmeyi beynine yiyecektir. Bir de karşılıklı iki insanın aynı anda birbirini boğma girişimi olabilir ki bu olaya da tıp dilinde kısaca boğuşma adını veririz.

Dilerseniz biraz da boğulmanın tıptaki tedavisinden bahsedelim: Boğulmak üzere olan kişinin yanında onu kurtarmak üzere bir üçüncü kişinin bulunması şarttır. Bu kişiye ise tıpta doktor adı verilmektedir. Ancak siz de halk arasında dolaşırken, başka biri tarafından boğulmak üzere olan birini görebilirsiniz.
İşte bu durumda siz de bir doktor gibi davranarak o kişiyi kurtarabilirsiniz. Nasıl mı? İşte bununla..
Çocuklar bu gördüğünüz şeyin adı vazodur. Vazo, Ortaçağ Avrupasında bir papaz tarafından bulunup kullanılmaya başlanan bir cihazdır. Karşısındakini boğmak üzere olan kişinin beynine bu cihazı kuvvetlice eklediğinizde, yapmakta olduğu işi bırakarak yere düştüğünü rahatlıkla gözleyebilirsiniz.
Üstelik bu pratik cihazın içi son derece boş olduğundan, kullanmadığınız zamanlarda masanızın üzerine koyarak içine çiçek vesaire yerleştirebilirsiniz.
Eveet bu kadar konuşma yeter. Şimdi isterseniz vazonun kullanımını size uygulamalı olarak gösteriyim.
Evart, Humtiz ve Selraz. Bu iki arkadalınız burada mı? Güzel. Tahtaya gelin bakiim çocuklar....

DERS: ZOOLOJİ
KEANU: FİLLER

ÖRTMEN: ERDEMHOKKAZ: CENK Oturun! Evat sevgili öğrenciler, bu ilk zooloji dersimizde sizlere hayvanat bahçelerinde en geniş alanı kaplayan fillerden bahsedeceem. Filler, öküz gibi hayvanlardır. Benim kafam kadar onların toynakları vardır. Acayip yemek yerler ve bana mısın diyen bi file rastlanmamıştır. Renkleri gri ile boz arasında değişim göstermektedir. Uçamazlar. Yavruları daha küçük olduğu için onlara yavru fil denmiştir. Başlarının her iki tarafında birer tane olmak üzere kacamaaan gözleri vardır. Fillerin elleri yoktur.
İşte bu yüzden yemek yerken, yıkanırken, oyun oynarken, hatta sabah yataktan kalktıklarında gözlerini ovuşturmak için bile hortum da denilen uzun burunlarını kullanırlar. Evet evet yanlış duymadınız, fillerin hortumları vardır.
Filler oldukça vahşi hayvanlarıdır.
Başlıca yiyecekleri insanlardır. Bir fil orta yaşlı bir erkek insanı, hortumuyla yani burnuyla yakalayarak, kuvvetli bir nefesle içine çeker ve yer. Bu nedenle onlardan korkarız.
Ülkemizde fil olmadığı için çok şanslısınız benim minik yavrularım. Ben bi keresinde yine Afrikada safarideyken karşıma bi fil çıkmıştı. İnanılmaz büyük ve korkutucu olduğunu orda anlamıştım.
Valla bi hortumu vardı nah bu kadar. Yaa! Ama bereket yanımda tüfeğim vardı. Anlının ortasından mıhladım salaa. Oracığa devrildi o koca gövde. Neyse konumuzdan uzaklaşmıyalım, ama dersi sıkılmadan dinleyebilmeniz için arada böyle hikayeler annatacam size oldu mu? Afferin!
Fillerin kulakları da büyüktür. Milyonlarca yıl önce yaşamış olan ve bugünkü fillerin ataları olarak kabul edilen dumbolar, kulaklarıyla uçabiliyorlardı. Ancak milyonlarca yıl sonra, nedendir bilinmez, birden uçamamaya başladılar zavallı hayvancıklar. Kulakları büyük olan filler sanılanın aksine sağır değildirler, zira karanlıkta yönlerini kulakları sayesinde bulmaktadırlar.
Fillerin kürkleri çok kıymetlidir.
Her yıl trilyarlarca fil kürkleri yüzünden kesilmektedir. Bazı filler insanlar tarafından evcilleştirilebilmişlerdir. Bunlar, sirklerde veya gösteri merkezlerinde saçma sapan gösteriler ve kötü kötü espiriler yaparak hayatlarını sürdürürler. Ayrıca fillerin sesleri de çok işe yaramaktadır. Borazan, trambon, trompet, obua gibi çalgıların sesleri, fil sesinden yapılmaktadır.
İşte böyle sevgili çocuklar; tabi filler hakkında söylenecek daha pek çok şey var. Ancak hepinizin saatlerinize baktığınızı, eve gitsek de çoraplarımızı çıkarıp makinaya atsak diye içinizden geçirdiğinizi biliyorum.
Bu nedenle ben de dersi burada kesiyorum ama bir dahaki derse hazırlamanız için hepinize bir ödev vereceğim: Yazın bakalım: Fillerin denizlerde yaşayanlarına ne filleri denir? Haftaya hepiniz bu sorunun cevabını araştırıp gelin. Takıldığınız bi yer olursa çekinmeyin sorun e mi? Hadi bakiyim, bitiren çıkabilir... Mınırlar sizi....

DERS: COĞRAFYA

KONU: ÜLKEMİZ

ÖRTMEN: MÜDÜR CENK BEYTEPEŞİR: ERDEM Aferin hep böyle durursanız güzel bir sömestir geçiririz, kediler sizi.
İçinde yaşadığımız ülkelere Türkiye denir bunu hepimiz biliyoruz. Bilmediğimiz ya da sizin bilmediğiniz şey ise şu: Ben adamın gözünü oyarım.
Etrafımızda yaşayan ülkelere de komşu denir. Bunların derdi gülü, üç hatta zaman zaman dört tarafı denizlerle çevrili ülkemize laga luga etmektir.
Fakat coğrafi açıdan tırsık oldukları için bişi yapamazlar, korkmayın. Dört tarafı ülkelerle çevrili yerlere Karadeniz denir. Karadeniz'ler dalgalı olup adamı rahat rahat yüzdürmezler. Kafaya şak şuk dalgalar çarpar aptala dönersiniz.

Böyle denizlerde yapılacak en iyi şey dalga kaydıraçı oynamaktır. Fakat mayo içine kum kaçar bilesiniz. Bakınca tepesi beyaz olan şeyler dağdır. Ülkemizde çoktur bunlardan. O yüzden bol bol ihraç ederiz.
Eskiden dümdüz olan İrlanda sayemizde bayağı engebeli hale gelmiştir. Dağlar genelde çok yüksek olurlar. Yürüyerek tepelerine çıkmak çok zor ve saçma bir şeydir. Bazı zırzoplar yanlarına halat alıp onların tepesine çıkmakta ve orda birikmiş olan karları aşağı yuvarlamacılık oynamaktadırlar.
Bu tür karlara ben genelde çığ derim. Ülkemizin düz bölgeleri de vardır. Bu tür düzlüklere tarla denir. Tarlalar genelde çiftlik evlerinin yanına kurulurlar ki biçmesi kolay olsun. Düz oldukları için bakınca bayağı ilersi gözükür. O gözükene de ufuk çizgisi denir ama çizgileri matamatik dersinde öğretecem.
Tarlaların kenarından boşa akan sular deredir. Onların doğadaki görevi şapşal balıkları toplayarak denize götürmektir.
Fakat balıkları toplarken bu dereler bir miktar da toprak akıtırlar. Bu topraklar denize girmedikleri için denizle bağlantı noktasında birikirler ve delta adını alırlar.
Dört tarafı kozalaklarla çevrili ağaçlıklara, güzel coğrafyamızda orman denir. Bu kozalaklar yuvaları olan ağaçlardan, rüzgar yüzünden düşüp öldükleri için ormanlar genelde sıradağ diplerinde mevzilenmişlerdir. Oralar esmez. Ormanları oluşturan ağaçlarda zamanla rüzgar ve suyun etkisiyle oyuklar oluşur. Bu oyuklara mağara denir. Yer yer kilometrelerce uzunlukta olan bu mağaralar içlerinde sarkan ve dikenleri barındırırlar. Buzlaşmış suların etkisiyle tavandan sarkan bu doğa harikalarına sarkan, yerden çıkıp aniden ele batanlarına diken denir.
Bir gün beraber Çamlıca'ya gideriz orda hepsi var gösteririm. Ayrıca beş tarafı parmaklarla çevrili olan doğa harikasına da şaplak denir. Dağalın kırmiim bacaklarınızı.

temem ii de niye kufredion :))))))))))))))))
komik diilmi len ben bittim yerdeyim yani yerdeydim ama kalktim :)))))))))9
of biri bitirsin yaa su geceyi sence sag cikarmiyz zabaha

aa bak feci bişi buldum kopi pest hemen

cenErdemmmm

Müdürümüz Cenk Bey'in açılış konuşması:

Susun. İlim ve irfanın yuva yaptığı en büyük mekana: Açın Öğrenin Fakültesine hoş geldiniz. Burada her türlü fedakarlık yapılarak adam olasınız diye sizlere imkanlar sunuldu. Akıllı olun feyz alın.Çocuklar! Yapacağımız her gürültü, her yaramazlık, her terbiyesizlik bacaklarımızın kırılmasına sebep olabilir. Dikkat edelim yemeyelim tokadı. Yeni bir ders yılı başlıyor. Yeni arkadaşlar edineceksiniz. Kavgacı olmayın, bilmediğiniz arkadaşları kurcalamayın bozarsınız. Okula vaktinde gelin ki vaktinde gidin, zırzoplar sizi. Bütün gün çay baççelerinde gezmeyi ben de bilirim. Niye gezmiyorum? Çünkü dersim var. Siz zibidilere ilim ööretecem diye sosyal hayatım bitti. Ama üzülmüyorum. Fitil fitil getirecem burnunuzdan.Önce saygıyı öğreneceksiniz. Ardından herşey çorap söküğü gibi gelir. Sen, gözlüklü! oynama mousla. Sıkarım ümmüğünü. ................................................................................................................................EN YUKARIDAKİ DERS EN YENİ DERSTİR. BU NE? BU NE? DİYE SORMAYIN TIRNAKLARINIZA CETVELLE VURURUM!!
TARİH: 11 ŞUBAT 20000000
DERS: MOTOR BİLGİSİ
KONU: ARABALARMIZIN MOTORLARISI
ÖRTBEL: ERDEM USTAÇIRAK: CENK Selamın Aleyküm sevgili çoohlar! Bu seneki yüksek öğretim müfredatının ikinci yarısında Motor Bilgisi derslerinde bendeniz sizlere yardımcı olmaya çalışiciğim.
uzar bu dahaaa :))

cenkErdem

bak bakalim var midir sende ;)
oda nasil duman alti oldu yaa :s gerci ayri mi yazilir birleşik mi yazilir bilmiorum :s
bebegim ozur dileyerek msn dialogomuzu koyuyorum :)))))))))))))))))))))))))

" LoLLa             says (11:29 PM):
murat basaranuın sarkısı var mı sende
           snm     says (11:30 PM):
hangisi
                 LoLLa             says (11:30 PM):
canın sagolsun
                 LoLLa             says (11:30 PM):
haha
                 LoLLa             says (11:30 PM):
canın sagolsun
           snm     says (11:30 PM):
bakıyım
           snm     says (11:31 PM):
çıkss
           snm     says (11:31 PM):
o şarkı yok
                 LoLLa             says (11:31 PM):
tuu
           snm     says (11:32 PM):
dur indiriyorum
           snm     says (11:32 PM):
tuu
*
           snm     just sent you a nudge.
*
           snm     says (11:33 PM):
.)
           snm     says (11:33 PM):
:)
                 LoLLa             says (11:33 PM):
temem len insain :D
                 LoLLa             says (11:33 PM):
insain nedir yaa
           snm     says (11:33 PM):
one lannn "

puhahahahahahahahahahahahaha bu sefer s.cacan biliorum agzima yuzume :)))))))))))
ama cok hosuma gitti yaa belki de kafalar ii ya ondan hahahahaha

cook lezzetli bişi var orda bi yerde bak bakem ;)))

su an yokum sinemim. adı 2017, ki artik senin de bildigin uzere :)uzuuun zamandir bi kitap ( ki kendisi bence e-kitap) dumura ugratamamisti beni, sıkı bir okuyucu olarak ben yerlerdeyim. yazan adami tanimiyorum ama sapka cikarmak istiyorum. bestseller olan o kadar dandik ticari yazilmis kitap varken, 2017 beni bitirdi.
nasil karmasik ilişkiler yumagi anlatamam sana. aslinda bu sifatlama cok basit ama en genel tanimi itibariyle oyle. kafasi mi iyiymiş yazarken bilemiyorum ama kolay kolay oturulup yazilamayacak bişey. ciddi begendim ben.

-tavsiyedir-

aq ne yalnizlikmis beaaaa :D len kimse farkinda diil galiba ama ben alkolik oldum :p
sabah uyandim kimse yoktu evde, arda da cikmak uzereydi neyse kardescim bana nar suyu sıkmıs onu içtim midemi deliodum. baktim yiycek bişi yok iki tane beypazari kurusu vardi onlari yedim, tam mutfsaktan cikip koseyi dondum bil bakalim ne gordum rafta ;)))
tabbbiiki baileyssss :D peki be sabahlari kahve icmeden uyanabilirmiyim? hayır :)
peki naptim kahve suyu kaynar iken efendicagizim benim elim kendiliginden baileys sisesinin kapagini zorluodu :))))
sabah kahvaltim : 2 adapazari kurusu + (bol baileys)baileysCoffee :))
saat 2 oldu kimse yok, aman dedim yaa sigaram kalmamis var midir evde diye bakinirken dolap içlerine ne buldum bunu da bil :))))))))))))
jb :) sevmem gerci ama olsun viski viskidir adamlar damitmis :) hadii ondan da ictim 2 duble. ama benim dubleyi goruceksin, buyuk su bardagi :DDDDD
ama noldu yaklasık bi saat once babam tlf etti ;

- minnos?
* hııı
-iyi misin
*yööö eheueheueheueheeueheuue
- kızım sen uyanamadin mi :s
*hı yok iyiyim uyanıgım noldu eheueheueheu
- biz teyzenlere gecioruz bişey istiomusun diye aradim
* eheueheuehepuhahahazuhaha hıı yok selam getirin bana bol bol hahaa
- iyi hadi tamam kapat tlfnu sebek :D

boyle bi dialog gecti:))))))

ayıldım ama :D fönli saclarima olan oldu :)))))))))))))))))
ahaha fönli nedir yaa fönlü yani :)

6.12.2008

len ;)

sende kahve bitmezzzz yaaa :) alkol sigara kahve gozyası dedikodu bizde bitmez :)
aşk meşk biter de onlar bitmez :) tecrubeyle defalarca sabitledik hatta b.qunu bile cikardik ;)
gerci bakma deli neseme defense mechanism hala :( gerci gecio ufaktan ama,,
yuzum cok kotu oldu ya alkol dolasıo artık damarlarımda diye gerizekalı bi espri var ya aslında dogruymus :D
bana sivilce ve sislik olarak geri dondu :( ama şişliklerim için nefis bi care buldum :))) herkes manyak mısın dio ama gercekten gecirio yaw :) milletin kicina surdugunu ben goz altıma suruyorum diim sen anla :)))))))))))))))))))))))))))))
netten arastır bakalım ne cikicak ;)