Şehre dair son varlığımı da kaybettim,
Kelimelerim de susacak yakında, burda. .
Herşey için gerçekten çok üzgünüm. .
Zaman benden yana değil,
hiç olmadı, ,
Ve benim de artık verebileceğim tebessümüm kalmadı
ne mevsime ne de zamana,
böylesine umutsuz olmazdım ben, bilirdiniz. .
akacak son damla gözyaşıma henüz zaman var,
hata yüzdemi doldurdum ve bedeli çok ağır oldu. .
adım atmaya çalışırken kaçamadım ve vuruldum,
kanlarım beynimden sızdı,
boğulmak üzereyken ayağa kalkmaya çalıştım,
ama olmadı. .
kalan son gücümle ve biraz vaktimle eşyalarımı dağıtacağım,
henüz girmediğim ve sonuçlarını bilmediğim sınavlardan geçip
veda konuşmalarımı yapacağım,
sonra hep yüzümde olmasına gayret ettiğim gülücüğümü almadan saçlarımı toplayıp çıkacağım,
arkamda gözyaşı var mı ve bakmaya cesaretim olur mu bilmiyorum,
önce şehrimden özür dilemeye gideceğim,
sonra da çıkmaya cesaret edemediğim yola çıkacağım..
hayır elbette intihar değil, yanlış anlaşılma olmasın,
çünkü bu kadar yıkık ve çaresiz olanlar için korkulur,
ama ölümü selamlamaya gitmiyorum,
herşeyden önemlisi EN BÜYÜK NEDENİMİN sonu olurum ölüme selam çakarsam. .
sadece gidiyorum,
verilecek bir hesabım kalmadı,
anlatacak bir meramım kalmadı,
dinleyecek NEDENİM kalmadı,
neyi neden yaptığımı anlatacak gücüm de,
hayat bitti dedim hayatımda iki kere,
şimdi gerçekten bitti hayat,
bilirsiniz kelebek telaşını yaşarım ben,
hep aceleciyimdir,
hep hemen derim,
bekleyemem,
beklerken yanımdakileri de kanser ederim,
ama sakin olmak hava ve su kadar önemliymiş..
çünkü ben çok ağır bir faturayla karşı karşıya kaldım,
ödediğim bedel o kadar büyük ki,
hayatımın geri kalanında unutsam da sızısı kanatacak beni,
bunu bile bile hiçbir şey yapmadın mı diyeceksiniz,
demeyin,
susmak zorundaydım,
susamadığım için şimdi susmak zorundayım,
bir yerlerde ve benim bilmediğim bir hayatta bir hayatın söz konusu olduğu beyan edilmişken. .
bunu bile bile bir şey yapamam,
bir şey diyemem,
anneler ve babalar der ya,
hayat adil değil,
doğru. .
yine derler ya,
susarsan asla konuşamazsın,
bilemem,
ben sustum, hadi konuş diyene kadar dedim,
susmam emredildi..
hayır aslında emir değildi,
sadece sus a karar verildi,
ve ben ne kadar susadığımı unutarak tamam dedim,
ve bir ferman imzaladım. .
sarı fermandı, Murathan Mungan yazmış zamanında,
buraya taşımıştım aynı NEDENDEN dolayı bir acımda,,
burası çok şeye sahne oldu, sizinle,,
birbirimizi görmeden tanımadan muhabbetler ettik
dertler paylaştık
kahkahalar attık ayrı şehir ve ülkelerden,
gözyaşları döktük,
herşey çok güzeldi
ve siz çok güzeldiniz
ve ben aslında mutluydum sizinle .)
bakın son tebessümüm kalmış size .)
bu günah çıkarma değil,
anlatıyorum çünkü "aradığınız blog bulunamadı" ile aniden karşılaşmanızı istemiyorum,
çünkü biliyorum ki üzülenler olacak :(
şu an, bu dakikada veda da değil,
sizinle vedalaşmaya geleceğim yeniden,
kiminize zar zor biriktirdiğim ve artık kullanmadığım kahkahalarımı,
kiminize en içten dileklerimi,
kiminize şımarık öpücüklerimi,
kiminize anlıyorum sakin ol cümlelerimi
kiminize de neden gittiğimi anlatacak gözyaşlarımı bırakmaya geleceğim,
ve belki de yeniden burda yahut başka yerlerde buluşmanın sözünü vermek için,,
ama mutlaka,,
şimdi yaşlarımı silip ayağa kalkmalıyım,
eşyalarıma sondan yirmiyedinci kez bakmalıyım,,