son iki saattir gülme krizlerindeyim :))))))
sebebi gayet şurda :))))
bilmeyenlerimiz vardir saniorum,
mahvoldum gülmekten yerlerde tepindim tavana zipladim cenem agridi gulmekten diger serileri de izleyince :)
gece yarisi uyandim, elimde süt mutfakta pc basinda maillerimi kontrol edicektim ki yanlislikla acmis bulundum ve bu saate kadar geldim :)
yarin altida uyanmam gerekicek ve bunlarin yuzunden 2 saat sonra uyanicam :))
oooofffs :)))

bu, sonra bide bu, bu, ve bu, veee esas olarak bu
yarebbim hala guluorum :)))))



biri beni toefl writing & speaking duayeni yapsin :s :'(((

hhooofff allaaaam yarin ve ertesi gunu ikisi :(

acilen tavsiyeler dualar sanslar bişiler işte nolurrrrrrr :'(

p.s ALLAAAAM YARDIM ET BU SEFER DE NNOLUR :'(

gittim yine, geliciiim umuyorum sag salim, siyirmadan, kendimi bi yerden atmadan, kemirmeden, kimseye zarar vermeden, kacmadan, dusmeden, sapa saglam geliciimmmm tum sinavlardan gecmis olarak .)

umuyorum tabii :(

aaaggghhhhhhhhhhh bir biri ardina her sey :(

cok fenayim yaz gunesinin altinda siktatistik muhasebe toefl calisan biri daha varsa ona da kolay gelsin :(
kapali mekanda calisamiorum artik, ondan bu gunes yaz ve defterKitap kombinasyonu :(

bitse de gitsek :(

opucukler efenim .)

p.s. olmadigim sure zarfinda iyi bakiniz kendinize rica ediyorum, bi sure daha kayipBalikLoLLa seklindeyim :s :)))

eheueheu guzel oldu bu :p

againKissesss

Mardin katliamından bahsetmek istemiyorum soyleyecek sozum yok mantiklarina kanlarına davalarina, sadece uzulebilirim ağlayabilirim canım yanar ama susarım asirlik bi olgu kan davası çünkü. .
aklım ermio, suskunum. .

ama Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan. .
3 ayri ana kuzusu, 3 ayri baba kuzusu, 3 ayri kardes kuzusu, 3 ayri abla, abi kuzusu, ,
3 ayri sevda, ,
3 yaşam, ,
3 genç insan, ,
HİÇ UĞRUNA. . !
kimse davadan bahsedemez şimdi, hakettiler diyemez, ,
diyemediler zaten,,
Yıllar sonra gelen özür, ailelerden analardan babalardan, ,
bu mu yani, bu denli basit mi?
bir özür mü?
KIÇINA SOK her kimsen yahut her kimseniz!

sonra yine acılı yaralı analardan birine yıllar sonra verilen mektup var, ,
28 Ocak 1982' de idam edilen Ramazan Yukarıgöz'ün yazdığı son mektup TAM 26 YIL sonra ailesine teslim edilmiş. .
haberin tam metni burda
orginal hali de emin olmamakla birlikte burda
insanlık mı? savunulan müslümanlık mı? dava mı? siyaset mi? neyin uğruna?
ne kurtuldu? ne kurtarıldı? daha bok olmadı mı?
şimdi nasıl peki?
daha mı iyi oldu şimdi?
şahsi kanaatımca bombok oldu hersey!

yukarda onlar ağlıolar mıdır sizce halimize?
kesin üzülüolardır ne hale geldiler diye. .
ben olsam zerre üzülmezdim. .
Allah belanızı versin daha beter olun derdim. .

ve yine ben olsam kılımı kıpırdatmazdım !
ne devrimi ya ortalık yükünü alanlardan geçilmio!
bunlar için mi yaşamımdan vazgeçicem anamı babamı kardeşimi kahredicem!
gerçi gönül vermek esas olay. .
bu açıdan asla ve kat'a haddim değil yargılamak sorgulamak. .
vatanseverlik olgusunu benimsemediğim için anlayamam :(

söylenebilecek hiç bir şey yok. .

orada ölen sadece bedenler, düşünceler hala hayatta. .

Allah Rahmet Eylesin. .

p.s. aşağıdaki mektupların orginal olup olmadigindan emin degilim, internet uzantılı.

«Baba,
Mektup elinize geçmiş olduğu zaman, aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben ne kadar üzülmeyin, dersem, yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat, bu durumu ****netle karşılamanı istiyorum.
İnsanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler. Önemli olan, çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben, erken gitmeyi normal karşılıyorum... Ve kaldı ki, benden evvel giden arkadaşlarım, hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de, tereddüde düşmiyeceğimden şüphen olmasın.
Oğlun, ölüm karşısında âciz ve çâresiz kalmış değildir. O, bu yola bilerek girdi ve sonunun da bu olduğunu biliyordu. Seninle düşüncelerimiz ayrı ama, beni anlıyacağını tahmin ediyorum... Sadece senin değil, Türkiye'de yaşıyan Kürt ve Türk halklarının da anlıyacağına inanıyorum.
Cenazem için avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca, Savcı'ya da bildireceğim. Ankara'da 1969'da ölen arkadaşım Taylan Özgür'ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için, cenazemi İstanbul'a götürmeğe kalkma. Annemi teselli etmek sana düşüyor. Kitaplarımı, küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun, bilim adamı olmasını istiyorum. Bilimle uğraşsın ve unutmasın ki, bilimle uğraşmak da, bir yerde insanlığa hizmettir.
Son anda, yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir. Seni, Annemi ve Ağabeyimi ve Kardeşimi, devrimciliğimin olanca ateşi ile kucaklarım.»
Oğlun
Deniz Gezmiş.»
Merkez Cezaevi —Ankara.
5 Mayıs 1972


«Sevgili Babacığım,
3/5/1972 ANKARA
Bu mektubu aldığın zaman, ben ebediyyen bu dünyadan göç etmiş olacağım. Ne kadar sarsılacağını tahmin ediyorum. Bir buçuk seneden beri, benim yüzümden nasıl üzüntü içinde olduğunuz malûm.. Bu son olayı da, ****netle karşılamanızı, sadece diliyebiliyorum.
Babacığım, bu olayda da, Annemin ve Yücel'in, senin tesellilerine ve desteklerine ihtiyaçları çok. Bunun için, ne kadar metin olursan, hem senin sağlığın için, hem de onlar için o kadar iyi olur. Elbette ki, yıllarca emek verip yetiştirdiğin bir oğulun, bir günde öldürülmesi, kolay göğüslenecek bir olay değildir. Fakat, siz, benim ne için, kimlere karşı mücadele verdiğimi biliyorsunuz. Ben, bu açıdan rahat ve vicdan huzuru içinde gidiyorum. Sizlerin de, bu bakımdan rahat ve huzur içinde olduğunuzu ve olacağınızı biliyorum.
Babacığım, Annemin ve Yücel'in senin desteğine muhtaç olduğunu, yukarıda söylemiştim. Onları rahat ettirmek için, bütün gücünü kullanacağından zaten eminim. Babacığım, burada şunu ilâve edeyim ki, Yücel'in hastalığından kendimi sorumlu hissediyorum. Yücel için herşeyinizi ortaya koyacağınız konusunda da, kuşkum yok.
Ablamlar için söyliyeceğim: Fazla üzülmesinler. Olayın sarsıntıları geçtikten sonra, normal hayatlarını devam ettirsinler.
Mehtap'a ne diyeyim? Benim için her zaman, bol bol öpün.
Babacığım, cezaevinde kalan arkadaşları ara sıra yoklarsan, hallerini hatırlarını sorarsan, çok memnun olurum. Her birisi oğlun sayılır. Dışarıda, bizler için uğraşan dostlarımı ve dostlarını hiçbir zaman unutmıyacağını biliyorum.
Mektubum burada biterken, Sizi, Annemi, Yücel'i, Ablamı, Aziz Ağabeyi, Mehtap'ı hasretle kucaklarım, Babacığım..
Sağlıkla kalın...
Hoşça kalın...
Yusuf Arslan

Not: Akrabalara da bir mektup yazdım. Fakat belki, vermiyebilirler...»

«Babama, Anneme, Kardeşlerime ve Yakın Akrabalarıma,
Söyliyecek fazla söz bulamıyorum. Bir insanın, sonunda karşılaşacağı tabii sonuç, bildiğiniz sebeplerden dolayı, erken karşıma çıktı...
Üzüntü ve acınızı tahmin ediyorum. İleride, durumumu daha iyi anlıyacağımız inancındayım.
Metin olunuz. Üzüntü ve acılarınızı unutmaya çalışınız.
Bütün varlığımla hepinize kucak dolusu selâmlar, sevgiler.
Yapılacak çok şey var. Fakat, hem mümkün değil, hem de sırası değil.
Candan selâmlar...
Hüseyin İnan»