31.03.2010

:(

30.03.2010

badNewLifement

unutuldum buralarda,
lakin kısaca borumbok sadece bombok yetmez
hersey tek tek itinayla birbirine girdi,
alt uste, ust alta geldi,
beyne reset lazim
vermeye calisilan kararlar ucubik kararlar,
mayista yolculuk var,
ve giderken arkada kalacak olanlar da var,
daha kotusu giderken akılda kalacak olanlar da var,
hemen,
kısa sürsün,
hatta 4.A.M,,

buralardayim, bloglarda.

newLifement te yeni seyler oluo annaticiiiim :DDDD

mmuujjuukkk herkese

20.03.2010

oleyyyyYeniMiM


efeniiim biliorum ben essegim gelemiorum eskisi gibi ama duzelicek soz veriorum .)

ydisi hazirliklari ilen ugrasiorum .) uzuun bi vakitte gelip anlaticam detayli detayli yine .) ama simdi çoook sevdigim biricik ve benim için yazıları, düşünceleri ve temennileri cok cok önemli olan bitanecik ESRİK bana ödül vermiş yaratıcı blogger diye loy ;) sevgili Cemo'm haber verdi sağolsun koş ödülün var deyu .) alllaaa dedim yettim ;)

kendisine burdan sevgilerimi öpücüklerimi gülücüklerimi gönderiorum canım o benim .) ama gerçekten canım .)


efenim kurallar geregi ödülümü paylaşmam lazim lakiiin bana gelen çoğu ödülü paylaşmayıp kendime saklama şımarıklığımı herkes bülüyür artik loy ;) şimdilik gidiyorum ama çok yakında döniciiiim .)


herkese iyi dileklerimi sevgilerimi gönderiyorum tebessümlerimle .)

11.03.2010

BabyTopuklar


merhabalar herkese efenim .)
farkindayim eski tadim yok, newLifement'ten haberlerimi yazamiorum cunku bi kac degisiklik disinda bisey yok kendisinde :)
lakin ailecek merak ettigimiz bir konu neden bebeklerin kanı ozellikle topuktan alinmakta, neden bu kan alimi, neden bebekler, neden babyTopuklar :s :( :)
evet yine bi kaynaktan gayet guzel kopi pest :)))))))
buyrun ;)

"ülkemizde sık görülen ve erken teşhis edilmediğinde bebekte zeka geriliğine yol açan ;

- Fenilketonür,

- Hipotraidi

- Diğer metabolik hastalıklardır.


fenilketonüri ile doğan çocuklar proteinli gıdalarda bulunan fenilalanin isimli bir amino asidi sindiremezler, sonuçta kanda ve diğer vücut sıvılarında biriken fenilalanin ve artıkları,
bebeğin gelişmekte olan beynini harab eder ve ileri derecede zeka özürlü olmasına,
sinir sistemini ilgilendiren daha bir çok belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur.
Fenilketonüri ülkemizde 3.000-4.000 yenidoğanda 1 görülmektedir.
Bu oranla bile Türkiye fenilketonüri hastalığının en yüksek oranlarda görüldüğü ülkedir.

Hayatın ilk bir kaç ayı içerisinde fenilketonüri hastalığı olan bebekler sağlıklı bebeklerden ayırt edilemez. Fenilketonürili çocuklarda 5-6 aylardan sonra zekadaki gerileme belirgin hale gelir. Akranlarından farklı olarak oturma, yürüme ve konuşma gibi becerileri kazanamazlar.
Beyin gelişimleri normal olmadığından başları da küçük kalır.
Ayrıca kusma, aşırı el, kol, baş hareketleri, havale nöbetleri, ciltte döküntüler,
idrar ve terin küf gibi kokması hastalığın önemli belirtilerindendir.
Bu çocukların % 60'ında göz, kaş ve cilt rengi anne-babaya göre daha açıktır.

Topuktan alınmasını nedeni bir kaç damla kanın yeterli olması.
Yani damara girip kan almak bebeklerde sorun olduğundan topuktan alınıyor.
Bu şekilde kan en beceriksiz ellerde bile alınabilir.
Nitekim bebeklerde hematokrit (kandaki alyuvar düzeyi) ve kan şekeri için de topuktan kan alınır."

kaynak


tüm bebeklere gülücükler sevgiler maşallahlar Allah Korusunlar burdan .)




Rumların azgın zamanlarının neticesi olarak, 24 aralik 1963'te yaşanan çirkin rum saldırısında yaşananların hala canlı kanıtı olan bir müze. Ben yeni öğrendim ve bu sebeple utandım nasıl bilmiyorum bunu diye :(
Bu katliam gecesi Kıbrıs Türk Kuvvetleri Doktoru Nihat İlhan'ın evinde yaşanmış diğer tüm Türk evlerinde olduğu gibi (!)
Şöyle anlatılmakta;
"Rumlar kapıya dayandığında, sokaktan gelen yüksek sesteki Rumca konuşmaları duyan Mürüvvet İlhan, çocukları Murat, Kutsi ve Hakan’ı yanına alarak, evin banyosundaki küvetin içine girerler.
O sırada evde bulunan ev sahibi Ferdiye Güdüm adlı yaşlı kadın da tuvalete saklanır.
Evin sokak kapısı açılmayınca silahlı rumlar tarafından kırılır.
İçeri giren Rumlar Binbaşı’nın ailesini banyodaki küvetin içerisinde kurşun yağmuruna tutarlar.
Ev sahibi kadını da tuvalette tararlar.
Bu baskın sırasında Rifle otomatik mavzerlerle 15, Storn otomatik tabanca ile 12, mavzerlerle 6 olmak üzere toplam 33 el ateş edildiği,
şehitlerin vücutlarındaki yaralardan ve duvarlarda hala yeri belli olan kurşunların izlerden anlaşılmaktadır.
Eşinin ve çocuklarının şehit edildiğini Binbaşı Nihat İlhan, ancak 4 gün sonra öğrenecektir."

kaynak

olay esnasında evde bulunan hasan yusuf güdüm’ün ağzından:

24 aralık 1963 gecesi, eşim feride’yle komşumuz binbaşı nihat ilhan’ın evindeydik.
akşam yemeği yiyorduk. ansızın kanlı dere tarafından eve kurşun yağmur gibi yağmaya başladı.
bulunduğumuz yemek odası çok tehlikeliydi. çabucak banyoya koştuk. burasının daha güvenli olduğunu düşünmüştük.
dokuz kişiydik. eşimden başka herkes banyoya sığınmış, eşim tuvalete saklanmıştı. korku ve dehşet içinde bekledik.
binbaşı doktorun hanımı bayan ilhan banyoda, kollarında çocukları olduğu halde ayakta duruyordu.
ansızın sokak kapısının büyük bir gürültü ile kırıldığını işittik. makineli tüfeklerle eve giren rumlar,
her tarafı taramaya başlamışlardı. bir ara rumca bir sesin “taksim istersiniz ha!” diye bağırdığını işittim. tekrar kurşun yağmuru başlamıştı.
bayan ilhan üç çocuğuyla birlikte küvetin içine yığılmıştı. vurulmuşlardı. bu esnada banyoya giren rumlar silahlarındaki kurşunları tekrar üstümüze boşalttı.
binbaşının çocuklarından birinin inlemesini işittim ve kendimden geçtim bayılmışım.
iki üç saat sonra ayıldığım zaman bayan ilhan’ın ve çocuklarının küvette ölü yattıklarını gördüm. ben ve diğer komşular ağır yaralıydık.
eşime ne olmuştu acaba? derhal tuvalete koştum.
yerde yatıyordu en vahşi bir şekilde öldürülmüştü. sokaktan silah sesleriyle karışık “ imdat! yetişin! bizi kurtaracak yok mu?” feryatları geliyordu.
çok korkmuştum. yatak odasına geçtim ve karyolanın altına saklandım.
bir saat daha geçmişti. uzaktan silah sesleri gelmeye devam ediyordu.
ağzım kupkuruydu. karyolanın altından çıkıp biraz su içerek tekrar banyoya geçtim. bir saat önceki gibi, herkes olduğu yerde duruyordu.
yaralı olanlara su verdim.
sabah saat beşe kadar banyoda bekledik.
hiç sabah olmayacak sanmıştım. hepimiz yaralıydık ve hastaneye gitmemiz gerekiyordu.
növber’le ben yürüyebiliyorduk. orada bazı kimselere rastladık. bizi alıp hastaneye götürdüler.
yolda giderken evde daha yaralılar bulunduğunu söyledim.
hastanede üç gün kaldıktan sonra uçakla ankara’ya tedaviye gönderildim.
orada 4 ay tedavi gördüm. fakat bir kolumu hala kullanamam. kıbrıs’a dönüşümde uçak alanında rumlar tarafından tutuklandım.
bu anlattıklarımı tutukluluğum esnasında rumlara da anlattım. sonra serbest bırakıldım.”

ekşi sözlük


fotoğraflar o kadar çok ve acı ki buraya koyamadım :'(

bir yorumda şöyle : tatil günlerinde kapalı olan, tüm dünyanın gözüne sokmamız gerekirken adeta sakladığımız müze.

çoğu burda fotoğrafların. .

7.03.2010

newament :)))

yeni hayat :/

sevgiler herkese .)

ps: ya da newlifement :)))))))