".. YARAYA DOKUNDU 
Az önce gülen insanların gözleri, Japon animelerindeki gibi bulutlanmaya başladı. Konuklardan Cem Adrian büyülenmiş gibi bakıyordu. O ise sesini, beşinci vitese ulaşan araba gibi özgür bıraktı. Ve dedi ki; "Benim bu derdim, ne yağan yağmurda, ne yalancı sonbaharda ne bomboş sokaklarda.." Öyle bir 'ahhh' çekiyordu ki, şarkılarının bir yerinde, dinleyeni başka âlemlere götürüp getiriyordu. Herkes o gece, bir yarasını saklar gibi duruyordu. Bu adam, o yaralara dokunuyordu. Halil Sezai, o geceden sonra sanal dünyada şarkıları en çok paylaşılan sanatçılardan oldu ve şimdi adından daha da çok söz ettireceğe benziyor. "

Ve HALİL SEZAİ.
yarayi kanatan, adamin kadinin agzina tukuren tinilarla,
daha dogrusu agiz dolusu aglatan sesiyle Halil Sezai.
Sadece bir uc bes yarayi degil, 
icindeki her yarayi kanatan, kanirtan ses.
Ama en onemlisi icinde, cok derinde kalmis yaralari aglatan ses.
Bu adamin sesi asırlık acılar gibi..
Ve ben her duydugumda kulaklarimi tikamak istiyorum ağlaya ağlaya..

yazinin tirnak ici burdan alinti.

0 yorum :

Yorum Gönder