13.08.2013

Ozan Uğraş ;

 bi çeşit afyon, bi çeşit öfke, bi çeşit aşk, türlü çeşit hayat yazio
adam manyak yani
kendisiyle az once tanistim yani yazdiklariyla
zehir zemberek..

gerci cok sukur son kaybimdan sonra ask kismi beni ilgilendirmio hayatin ama yazdiklari oyle seyler ki :s
nutkum tutuldu sen naptin be abim naptin sevdin mi öldün mü öldürdün mü naaptin sen ruhuna tesekkur..

bi kac alinti simdi cumlelerden, nerdeyse hepimize her birimize tek tek tanidik gelen cumleler ofkeler..
pes..

" ..Biz eskiden böyle değildik biliyor musun 
bir vapuru bile ikiye bölüp paylaşırdık
onların kanatları, koyu bir dindarın tanrıya çırpınışı kadar görkemliydi,
haydarpaşa iskelesinde bir martıya aşık olmuştum
rakı kokan ağzımla, ah bir de fesleğen yapışınca boynuma
her gece arabesk mama said!"

          " ..
parçalanırken tenin,yalnız kaldığın günleri hesapladığında
fibonacci sayısını kavramak!
hiç bir şeye itirazı olmayan sokak lambalarının 
yüzüne ışığı tutunca
gözle görülen bir martı terkedişi
dudaklarında o susam sesi..."

" ..
Ne kadar da babama benzemeye başladım
yandan bakınca
onun kahvaltı yapışını andırıyorum
aynaya göre kirli sakal bana yakışıyor,
ve bıyıkta…
zaten o kadın beni böyle daha çok seviyor
aynada birikmiş zaman
ve üstüme doğru hızla gelen bir tren
ben hangi istasyondum
tam olarak hatırlamıyorum
ama
aynalara güvenme!"
                               " ..
gecenin iki buçuğuydu,evde serin bir hava
tam rakı havasıydı
kötü adamların dışarı çıkıp,iyi aile çocuklarının evde kötülük yaptığı 
iyi ve kötünün birbirinden çekinerek,saflarını belirlediği
o anlaşılmaz, iki mafya adamının birbirine fazlaca saygı duyması gibi
birbirimizi gözümüzde fazla neden büyütmedik
günlüğüme bunu da yazdım
sen tanrı soyundan geliyordun,sana hiç dokunamadım...


bugün günlük tutmaya karar verdim
sonunda, bir gün senden bahsetmeye karar verdim.."


" ..
evet ne vardı ne bekliyordunuz
size kim öğretti her yara zamanla kapanır diye
otobüs kazasından ağır sıyrıklarla geliyorum
asi bir hamamböceğinden evrildim
ayaklarımı havaya dikip yerde debelenmemdeki hikmet
genetiğimin sizlere tek perdelik oyunu! "

                  " ..
çok kişiyi dövemem ama ürik asitin faydalarını bir yerlerde okumuştum
isterseniz üstünüze işeyebilirim
şairin elleri elimde ufalayıp küçük et parçacıklarına bölerken
şiir iyice kaynıyordu 
yüzünüzü deforme edecek 
asla bir daha dudaklarınızla başka bir yemeğe ve tene uzanamayacaksınız
teninizde eriyecek şiir,
bağırıp çağırırken meydanda 
not edeceğim
her şair en sevdiği organını sona saklıyordu
ne kadar tuhaftı değil mi
kalp denilen organ bir türlü erimiyordu
tanrı bilinçten tutup cehenneme sarkıtırken 
insan en çok kalbine güveniyordu...

evet ne vardı şairler cehenneminde ne arıyordunuz ? "

                  
Vazgeçilmiş Kaotik Dramlar  (dante'ye)

etine ambulans sireni yapışan adam 
dört yolun ortasında delirdiğinde

yaklaşan arabanın içinden kalabalığa 
bir psikanalist bir de sakinleştirici atan adam
gözden kaybolurken ,
kafamı kurcalayan bir kaç şeyi düşürmüştüm 
gömleğime
''lanet olsun bembeyaz gömlek kirlendi'' derken,
sen gerçekten benden vazgeçmiştin,

ortadan ikiye yırtılan çocuk, boşa bağırmıyordu öyle
gündüzün kaos noktasında bekleyen adam
taksim palas'tan salmıştı kendini 
sabah vakti,
elma şekerine çarpınca bedeni
ufak çocuk babasının pantolonunu çekiştirmişti
yoo yoo abartmıyoruz,
şeker adamın laneti
yıkılan bir yaşamın 
tek kelimeyle çocukça gözlemiydi
su renginde ve nefisti.
bir kadının parfüm kokusuyla kendinden geçen bir grup genç üstlenmişti
vakitsiz öten adamın dağıtılan burnunun estetik ameliyatını
aslında sana bir şey söyleyeyim mi
sen gerçekten vazgeçmiştin
etten
kemikten
iç çamaşırlarımdan
kestane renkli mimiklerimden..

kadının altından yolu hınzırca çekip 
yere düşüren mavi bilinçli adam
eşek şakasını keşfetti ansızın
gülmekten boğazları iltihaplanan adamın 
ağzı akşam beşi gösterirken
sana bir şey söyleyeyim mi
sen benden ahmakça vazgeçmiştin..

iklimin iki ucuna yapışan ,
gen haritalarının üstünde paylaşıma kaçan bir çetenin
kaostaki yeri 
kuantumvariydi,
birbirine benzeyen iki yalanla 
kandırmışlardı ,yeminli insanları

aynı ağızdan çıkan yalanın ardından patlayan 
iki mermiyi kovalayan polisin 
gönlü olsun diye ,
ikiz ölülerden biri bıyık bırakmıştı
ölmeden önce
bence sen benden boşuna vazgeçtin...


yüzümdeki Tanrının diş izlerini saymazsak 
sana bir şey söyleyeyim mi
sen benden vazgeçtin ya
ben de öldün sandım. .."

   

0 yorum :

Yorum Gönder