Iste bir guzel kadin daha,
bir guzel insan daha
Insan gibi insan
Kadin gibi kadin,
Merhametli, dayanamayan bir kalp, her gordugu can icin yuregini binlerce parcaya ayiran bir insan..
Ben aglaya aglaya okudum kalbinin guzelligine sonsuz tesekkurler,,

"Barınak gönüllüsü olmak...
Gönüllü nedir?
Bir işe yüreğini koymuş, gönlünü vermiş, karşılıksız tüm emeğini çıktığı yolda her şeye rağmen sonuna dek harcayan demektir.
Barınak gönüllüsü olmak, oldu oldu olmadı eyvallah diyebileceğiniz bir iş değildir.
Bu yola çıkmak yüce bir gönül, sağlam bir psikoloji, sonsuz bir mücadele ve hesabını en çok da kendinize vermekte zorlanacağınız bir vicdan gerektirir.
Bir barınağa gönüllü olmak başka bir dünyanın içine dalmaktır.
O barınaktan içeri adım attığınızda özel dünyanızdaki tüm sıkıntılar, zevkler ardınızda kalır, çünkü sizi bekleyen yüzlerce can vardır o açıp girdiğiniz kapının ötesinde.
Yağmur, kar, sıcak ne sizin onlara olan ilgi ve sorumluluğunuzu ne de o canların beklentilerini azaltır. Üstünüzü değiştirir, derin bir nefes alır, yorgun ayaklarınız ve yüreğinizle tek tek kafesleri gezmeye başlarsınız.
İlaç verilecekler, gezdirilecekler, özel beslenecekler, yaralılar, bugün barınak dışına salınacaklar, yeni gelenler, sahipleri tarafından tüm ricalarınıza rağmen terk edilenler.
Her girdiğiniz kafes ayrı bir üzüntüdür..
Verdiğiniz ilaçlara rağmen bir türlü düzelemeyenler, annelerine sığınmış minicik bebekler, barınak şartlarına dayanamayıp hayata veda edenler, yıllardır yuva bulamadığı için yemeyi içmeyi kesip intiharı seçenler, daha dün sıcacık evinde koltuğunda yatarken sahibinin acımasızca terk edip gittiği, korkudan ve şaşkınlıktan titreyen ve neden diye soran bakışlarıyla size bakanlar...
Her birini kurtarmak istersiniz, hepsi hak ettikleri evlere, sevgilere kavuşsun istersiniz.
 Artık alıştım diye düşünürsünüz barınak şartlarına dayanamayıp hayata veda eden bir köpeğin cansız bedenini kafesten çıkarıp kenara ayırırken..
 Ağlamak istersiniz bazen, ne çok çabalamıştınız oysa onu yaşatmak için, ne çok dua etmiştiniz ne olur ölmesin diye.
Ama o an ağlamaya bile zamanınız yoktur, gözyaşlarınızı içinize akıtır, az önce kollarınızda ölü bedenini taşıdığınız köpeği yüreğinizin bir yerine gömer ve yan kafese geçersiniz, ,
çünkü sizi bekleyen yüzlerce can vardır.
Burası başka bir dünyadır, üzülmeye, durmaya zamanınız yoktur.
Bazen yağmur yağar üstünüze, bazen kar, bazen de sıcaktan kavrulursunuz ama her şeye rağmen devam edersiniz.
Çünkü üşüyen bebekler, hasta ve yaşlı köpekler vardır sizi bekleyen.
Onlar ısınmadan siz ısınamazsınız, bedeniniz ısınsa da vicdanınız üşür..
 O gün belki iki köpek sahiplendirmiş, nihayet kurtuldular diye düşünmüşsünüzdür ama gelen arabadan trafik kazalılar, yeni terk edilenler, korkuları ve acıları gözlerinden akan yeni canlar iner, tekrar başa dönersiniz.
Bir kısır döngüdür bu, yetişememenin acısını duyarsınız içinizde.
Ve her şeye rağmen güleryüzlü olmaya çalışırsınız köpek sahiplenmek için gelenlere.
Bitmiş, yıpranmış sinirlenirinize inat, yeter ki iyi yuvalar bulsunlar diye içiniz ağlarken bir gülümseme oturtursunuz yüzünüze..
 Gün içinde en büyük sevinciniz iyi ve güvenilir ailelere teslim ettiğiniz köpeklerdir.
Bazen günlerce beklersiniz kimseler gelmez.
Canlar bekler, siz beklersiniz..
Ve gün bitip evinize dönme zamanı geldiğinde kafanız daima doludur.
Yarın geldiğimde bugün durumu ağır olan köpeği canlı görebilecek miyim acaba?
Yarın sahiplendirme olur mu acaba?
Eyvah süt bitti, yarın birileri gönderir mi acaba?
Mama da azaldı, yardım gelir mi acaba?..

Ve tüm bu ve bunun gibi soru ve sorunlarla kafanız dopdoluyken barınağın dışındaki hayata adapte olmaya çalışırsınız.
Eşinizle havadan sudan sohbet etmeye, arkadaşlarınızın dertlerine ortak olmaya, bir dizi seyretmeye çalışırsınız..
Artık sıcak evinizdesiniz, ama eğer kışsa asla ısınamazsınız;
aklınız, yüreğiniz barınakta bıraktığınız canlardadır, üşüdüklerini bilirsiniz. .

Yağan her kar, yağmur içinize yağar, esen sert rüzgar yüreğinizden geçer. .
Tam uykuya dalacağınız an da umutsuzca bakan bir çift göz gelir gözünüzün önüne, hasta bir bebek gelir.
Alıştım dediğiniz hiçbir şeye alışmadığınızı, hepsinin yüreğinizin bir köşesinde geçmez, kapanmaz yaralar bıraktığını kendinize itiraf edersiniz.
Ne yapsanız kovamazsınız gözünüzün önünden o görüntüleri.
Siz bir gönüllüsünüz, bir can gönüllüsü..
    İşte bu yüzdendir ki, yaşadığınız her sevinç yarımdır,
yediğiniz her lokma boğazınıza takılır.
Özetle barınak gönüllüsü olmak cana can katmak canından da can vermektir.
2012, 21:01 
"

BUDUR ISTE INSANLIK,
KALP BUDUR YUREK BUDUR
ONLAR ISINMADAN ISINAMAYAN, ON LAR DOYMADAN DOYAMAYAN CANDIR BU DA..

ALLAH BINLERCE KERE RAZI OLSUN AYSE HANIM ve DIGER BUTUN EVCIL ANALARINDAN..

0 yorum :

Yorum Gönder