Yağmurdan o kadar çok bahsedildi ki,
artık öyle rahat yağmaktan vazgeçti,
Caddeleri ıslatmakta sadece,,
Kelime oyunlarından da vazgeçti şair,
Söylemek istediği ne varsa düz ayak kurmakta cümlelerini,
sol kolunun ağrısıyla. .
Çocuk dışarda oynamaktan vazgeçti,
kapalı kapıların arkasına hapsetti kendini. .
Şair çocuğu yazmakta yağmurda,
yağmur şairi ıslatmakta. .
Geçmişte kalan her ne varsa usul usul ağlaya ağlaya çekilmekte şimdi,
ama iyi ama kötü. .
Zaman da hala akmakta tahta mutfakların kör ışıklarında,
raflarda çürümüş bakırlar,
bakla oda nohut sofa. .
Konakların cumbalarında kaldı gelinler, kasnaklarını attılar. .
Fesleğen kokulu çamlıca akşamlarının ruhu da bitti,
gülleri solduğunda. .
Bahçede kalan soğuk mermer masaların üzerinde unutuldu gül desenli nihaleler,
pazarlara düştü. .
ve gülboncukları gözyaşlarıyla yeniden yıkandı. .
Belki eski bir Kordon beyefendisiydi file çorabını sevdiği yosmanın katili. .
Adalara yolu düşen her kim vardıysa da, vazgeçtiler yağmurun kokusundan. .
Çünkü artık yağmurlar sadece caddeleri ıslatmakta,
bir şairin geçmişinde bıraktığı çocukluğunu kapalı kapıların arkasından çıkarmaya çalışırken. .
Hayat zor. .
Sus dedin ya,
Hayat bitti. .

LoLLa

3 yil sonra gelen edit burda

2 yorum :

matias dedi ki...

bittigi yerden devam edecek hayat
baska bir yerde farklı askları yenerek..
:)

LoLLa dedi ki...

matias
matias'im ah

baska bir yerde
hayat
keske
yada
belki
ama
yine de
iste e'le .))

Yorum Gönder